Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tahir Hüseyin Andrabi, İslamabad'ın Washington ile Tahran yönetimlerini aynı masa etrafında buluşturmak adına yoğun bir mekik diplomasisi yürüttüğünü açıkladı. Haftalık basın toplantısında sürece dair değerlendirmelerde bulunan Andrabi, doğrudan ve dolaylı kanalların açık tutulduğunu ve bölge istikrarı için yapıcı diyaloğun süreceğini vurguladı.
Gelişmelerin ardından diplomatik kaynaklara yansıyan bilgilere göre, doğrudan temas kurmakta zorlanan iki ülkenin 60 gün süreli geçici ateşkes anlaşmasını uzatma hususunda uzlaşmaya vardığı aktarıldı.
Haziran Mutabakatı Neden Tıkandı?
İki ülke arasındaki diyalog zemini, 14 Haziran tarihinde yine Pakistan’ın arabuluculuğuyla atılan adımlara dayanıyor. Yapılan ilk mutabakat uyarınca ABD'nin İran’a ait bloke edilmiş finansal varlıkları serbest bırakması öngörülüyordu. Tahran yönetimi ise buna karşılık olarak küresel petrol ticaretinin kilit noktası olan Hürmüz Boğazı’nı seyrüsefere açmayı ve 60 gün boyunca geçiş ücreti talep etmemeyi kabul etmişti.
Ancak Washington yönetiminin dondurulan fonları serbest bırakmakta isteksiz davranması ve seyrüsefer için Umman kara suları üzerinden alternatif bir güzergah oluşturması dengeleri bozdu. ABD'nin bu hamlelerini sözleşmenin ihlali olarak nitelendiren Tahran, stratejik su yolundaki denetimlerini sıkılaştırarak izinsiz geçiş teşebbüsünde bulunan bazı ticari gemilere müdahalede bulundu.
Hürmüz Boğazı'nda Çatışmalardan Geçici Rota Arayışına
Anlaşmanın uygulanmasında yaşanan aksaklıklar, 8 Temmuz itibarıyla Hürmüz Boğazı ve çevresinde yaklaşık iki hafta süren şiddetli askeri temaslara yol açtı. Güvenlik riskinin tırmanması üzerine İran, bölgedeki seyrüsefer emniyetini sağlamak amacıyla Umman ile yeniden temas kurdu.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, 5 Ağustos'ta yaptığı açıklamada Umman ile yürütülen müzakerelerde son aşamaya gelindiğini bildirdi. Garibabadi, tasarlanan güzergahın 2 ila 4 ay geçerli olacağını ve "geçici bir koridor" niteliği taşıyacağını belirterek; Hürmüz Boğazı'nın tamamen ve kalıcı olarak trafiğe açılmasının doğrudan ABD'nin tutumuna bağlı olduğunu hatırlattı.
Tahran'ın Kırmızı Çizgisi: ABD Şartları Kabul Etmek Zorunda
Krizin çözümüne ilişkin en sert mesaj ise İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai’den geldi. Çin’in Tahran Büyükelçisi Zong Peiwu ile gerçekleştirdiği görüşmede konuşan Rızai, Washington yönetiminin askeri baskı politikalarından vazgeçmesi gerektiğini yineledi.
Rızai, Beyaz Saray'ın İran'ın yurtdışında tutulan finansal kaynaklarını serbest bırakmaması ve başta Lübnan ile Gazze olmak üzere bölgedeki çatışmaları sonlandırmaması halinde Hürmüz Boğazı'nın geçişlere açılmayacağını kesin bir dille ifade etti. Tahran'ın diğer taleplerinin de arabulucular kanalıyla ABD tarafına iletildiği bildirildi.