Ankara’da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, Türkiye ile ABD arasında yeni bir askeri ve diplomatik sayfanın açılmasına zemin hazırlarken, bu durum İsrail yönetiminde derin bir endişeyle karşılandı. ABD Başkanı Donald Trump’ın, Türkiye’nin beşinci nesil savaş uçağı F-35 programına yeniden dahil olabileceğine yönelik yeşil ışık yakan açıklamaları, Tel Aviv’i hızlı bir medya diplomasisi yürütmeye itti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Amerikan kamuoyunu ve karar alıcılarını etkilemek amacıyla ABD’nin önde gelen televizyon kanallarına peş peşe röportajlar vererek Ankara’nın programa dönüş ihtimaline karşı güçlü bir muhalefet sergiledi.

ABD Medyasında Peş Peşe "Türkiye" Mesaisi
Daha önce Fox News ve CNN ekranlarında konuya ilişkin çekincelerini dile getiren İsrail Başbakanı Netanyahu, son olarak Newsmax kanalına konuk oldu. Amerikan medyasındaki bu yoğun mesaisinde benzer argümanları yineleyen Netanyahu, Türkiye’nin F-35 projesine yeniden ortak edilmesinin stratejik bir yanlış olacağını öne sürdü. Washington’ın bu yönde atacağı olası bir adımı doğrudan "Hata" olarak nitelendiren İsrail Başbakanı, karar aşamasındaki Amerikan kamuoyunu kendi tezleri doğrultusunda ikna etmeye odaklandı.
"Bölgesel Dengeler Altüst Olur" İddiası
Röportajında Türkiye’nin bölgesel politikalarını hedef alan Netanyahu, Ankara’nın Ege ve Doğu Akdeniz’deki hamleleri ile İsrail’e yönelik sert diplomatik tutumunu gerekçe gösterdi. F-35 gibi üstün teknolojiye sahip askeri unsurların Türkiye’nin envanterine girmesinin bölgedeki güç dengelerini sarsacağını iddia eden Netanyahu, "Bu durum, bence bölgenin istikrarını büyük ölçüde bozacaktır" ifadelerini kullanarak Washington’a tedarik sürecini durdurma çağrısında bulundu.
Trump ile İlişkilerde "Dostane Fikir Ayrılığı" Tanımı
ABD Başkanı Donald Trump ile olan yakın ilişkisine de değinen İsrail Başbakanı, F-35 konusunda yaşanan bu gerilimi diplomatik bir dille yumuşatmaya çalıştı. Trump ile olan diyaloglarının güçlü olduğunu vurgulayan Netanyahu, Türkiye’nin programa dönmesi konusundaki derin görüş ayrılığını, "iki yakın arkadaş arasındaki fikir ayrılığı" şeklinde tanımlayarak Beyaz Saray ile köprüleri atmadan ikna sürecini yürütmek istediğinin sinyalini verdi.