Sivil Sözleşme Partisi’nin seçim programında konuşan Nikol Paşinyan, Ermenistan’ın hukuk sistemiyle halkı arasındaki bağın koptuğunu itiraf etti. Geçmişte yapılan anayasa referandumlarının şaibeli olduğunu ve halk nezdinde hiçbir meşruiyeti kalmadığını belirten Paşinyan, "Halkın gerçekten 'evet' dediği, şeffaf ve organik bir anayasa şart" diyerek yeni bir toplumsal sözleşme çağrısı yaptı.
"Karabağ Atıfı Savaş Demektir!"
Paşinyan’ın en çarpıcı çıkışı ise Azerbaycan ile yaşanan gerilimin merkezindeki "Bağımsızlık Bildirgesi" üzerine oldu. Mevcut anayasanın Karabağ’ın Ermenistan’a ilhakını hedefleyen bildirgeye atıfta bulunmasını eleştiren Ermeni lider, şu uyarıyı yaptı:
"Yeni anayasada da bu bildirgeye yer vermek, Karabağ hareketini sürdürmek ve Azerbaycan ile yeniden çatışmaya girmek demektir. Eğer barış istiyorsak, bu çatışma riskini anayasadan söküp atmalıyız."
Bakü’nün "Kırmızı Çizgisi" Masada
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, barış anlaşması için Ermenistan Anayasası'ndaki toprak bütünlüğüne aykırı maddelerin temizlenmesini en temel şart olarak sunmuştu. Paşinyan’ın son açıklamaları, Bakü’nün bu talebine verilmiş en somut yanıt olarak değerlendiriliyor. Paşinyan, bu değişikliğin sadece dış baskıyla değil, Ermenistan'ın geleceği için bir zorunluluk olduğunu savunuyor.
Anayasa Değişikliği Barışı Getirecek mi?
Ermeni muhalefetinin "teslimiyet" olarak nitelendirdiği bu hamle, Paşinyan cephesinde ise "bölgesel huzur"un tek anahtarı olarak görülüyor. Eğer anayasa değişikliği referanduma gider ve kabul edilirse, Kafkasya'da on yıllardır süren gerilimi bitirecek olan "Nihai Barış Anlaşması"nın önündeki en büyük hukuki bariyer de yıkılmış olacak.