Venezuela ordusu, küresel ölçekte ABD ile kıyaslandığında sınırlı bir askeri kapasiteye sahip olsa da, envanterinde bulunan bazı ileri teknoloji silah sistemleri Washington’un dikkatini çekmeye devam ediyor.
ABD’nin Venezuela üzerindeki siyasi ve askeri baskısını artırdığı bir dönemde, Pentagon’un olası bir senaryoda bu sistemlere el koyarak detaylı incelemeye tabi tutabileceği değerlendiriliyor. Böyle bir adımın, ABD’nin uzun süredir “stratejik rakip” olarak tanımladığı ülkelerin savunma teknolojilerini çözümleme hedefiyle bağlantılı olabileceği belirtiliyor.
ABD yönetimi, Venezuela üzerinde kontrol sağladığı yönünde sert söylemler kullanmış, Caracas yönetimini hem diplomatik hem de ekonomik alanda köşeye sıkıştırmıştı. Bu yaklaşımın, yalnızca rejim değişikliği hedefiyle sınırlı kalmadığı; aynı zamanda Venezuela ordusunun askeri kapasitesinin ve teknik altyapısının yakından izlenmesini de kapsadığı ifade ediliyor.

Dünya askeri güç sıralaması’nda 50. Sırada
Uluslararası alanda referans kabul edilen Global Fire Power sıralamasına göre Venezuela, dünyadaki askeri güçler arasında 50’nci sırada yer alıyor. Bu konum, ülkenin ABD karşısında ciddi bir caydırıcılığa sahip olmadığını ortaya koysa da, Güney Amerika ölçeğinde Venezuela’yı görece güçlü ordular arasında konumlandırıyor.
Venezuela’nın yıllık savunma bütçesi yaklaşık 4 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Bu rakam, Danimarka’nın yaklaşık 7 milyar avroluk savunma harcamasıyla karşılaştırılabilir düzeyde olsa da, Fransa’nın yaklaşık 55 milyar dolarlık bütçesi ve ABD’nin 900 milyar dolara yaklaşan savunma harcamalarıyla kıyaslandığında sınırlı kalıyor.
Ancak uzmanlara göre, bütçe büyüklüğünden ziyade, Venezuela’nın envanterinde yer alan bazı modern silah sistemleri asıl dikkat çekici unsur olarak öne çıkıyor.
Rusya ve çin menşeli sistemler radarda
Özellikle Rusya ve Çin menşeli savunma sistemlerinin varlığı, Pentagon açısından teknik ve istihbari değer taşıyor. Olası bir kriz veya müdahale senaryosunda bu sistemlerin ele geçirilmesi, ABD’ye hem rakip ülkelerin askeri teknolojilerini analiz etme hem de gelecekteki tehdit değerlendirmelerini güncelleme imkânı sağlayabileceği yönünde değerlendiriliyor.
Bu nedenle Venezuela, askeri güç dengesi bakımından zayıf bir aktör olarak görülse de, sahip olduğu envanter nedeniyle Washington’un stratejik hesaplarında önemli bir yer tutmaya devam ediyor.