Yeni Birlik Gazetesi Dünya Petrolün Kalbinde İran Kilidi: Tankerler Bölgede Mahsur Kaldı!

Petrolün Kalbinde İran Kilidi: Tankerler Bölgede Mahsur Kaldı!

İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney’in Başdanışmanı Ali Ekber Velayeti, bölgesel savaşın 34. gününde Hürmüz Boğazı'nın statüsüne ilişkin kritik açıklamalarda bulundu. Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan askeri hareketlilik devam ederken, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sini etkileyen stratejik geçiş güzergahındaki gerilim tırmanıyor.

İran'ın önde gelen siyasetçilerinden ve dini lider Mücteba Hamaney’in Başdanışmanı Ali Ekber Velayeti, Hürmüz Boğazı’nın mevcut durumuna ve ülkesinin savunma stratejisine dair yeni bir beyanat verdi. Velayeti, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, boğazın kullanım hakkına ilişkin keskin sınırları çizdi. Boğazın "dünyaya açık" olduğunu ifade eden Velayeti, buna karşın İran halkının düşmanı olarak nitelendirdiği taraflara ve bu tarafların bölgedeki askeri üslerine geçişin kapalı tutulacağını vurguladı.

Velayeti açıklamasında, devam eden savaşın gidişatına dair de değerlendirmelerde bulundu. Savaşın sona erme şekline ilişkin, "Savaş, saldırganların coşkusu ve hayalleriyle değil, İran’ın stratejisi ve otoritesiyle sona erecektir" ifadelerini kullanarak, ülkesinin askeri ve siyasi kararlılığına dikkat çekti.

Enerji Piyasalarında Hürmüz Durgunluğu

ABD ve İsrail’in saldırılarına karşı İran’ın misilleme olarak uygulamaya koyduğu Hürmüz Boğazı’nı fiilen kısmen kapatma kararı, 34. gün itibarıyla etkisini göstermeye devam ediyor. Küresel petrol akışının beşte birinin gerçekleştiği bu kritik noktadaki durgunluk, dünya genelinde enerji fiyatlarının ciddi oranda yükselmesine neden oldu.

Bölgedeki deniz trafiği verilerine göre, tanker hareketliliğinde büyük bir azalma gözlemleniyor. İran’ın "düşman gemileri" olarak tanımladığı unsurlara karşı boğazı kapatma tehdidi ve fiili engellemeleri nedeniyle, çok sayıda ticari gemi ve petrol tankeri güvenli bölgelerde bekleyişini sürdürüyor. Bu bekleyişin küresel tedarik zinciri üzerindeki baskısı her geçen gün artıyor.

Savunma Stratejisi ve Savaş Tazminatı Talebi

İran makamları, Hürmüz Boğazı üzerindeki bu kısıtlamaları sadece askeri bir hamle olarak değil, aynı zamanda diplomatik ve ekonomik bir koz olarak da değerlendiriyor. Tahran yönetimi, boğazın kapatılmasını savunma stratejisinin temel bir parçası ve uğranılan zararlara karşılık bir "savaş tazminatı" talebi olarak nitelendiriyor.

Daha önce İran Dışişleri Bakanlığı ve Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) tarafından da dile getirilen benzer tehditler, Velayeti’nin son açıklamalarıyla resmiyetini korumuş oldu. İran yönetimi, bölgedeki Amerikan üslerini ve İsrail ile iş birliği içinde olan yapıları doğrudan hedef alan bu kısıtlama politikasının, savaşın gidişatı üzerinde belirleyici olacağını savunuyor. Bölgedeki askeri hareketlilik ve gemilerin bekleyişi, küresel piyasalar tarafından yakından takip ediliyor.