İran resmi haber ajansı IRNA'da yer alan mesaja göre Pezeşkiyan, bölgedeki askeri hareketliliği ve ticaret yollarına yönelik müdahaleleri "bölge halklarının çıkarlarına ve küresel istikrara bir saldırı" olarak tanımladı.
"Burası Yabancı Müdahale Alanı Değil"
Basra Körfezi’ni "İran’ın ulusal kimliğinin ayrılmaz bir parçası" olarak niteleyen Pezeşkiyan, bölgedeki güvensizliğin ana sorumlusunun ABD ve İsrail olduğunu savundu. Pezeşkiyan, "İran, Hürmüz Boğazı'nın koruyucusudur. Düşman ülkeler hariç seyrüsefer özgürlüğüne bağlıyız ancak bu, egemenliğimize saygı duyulması şartıyla mümkündür" ifadelerini kullandı.
Hürmüz Boğazı Krizi: Fiyatlar Yüzde 80 Arttı
Gerilim, 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail saldırıları sonrası İran’ın stratejik geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı’nı kapatmasıyla zirve yapmıştı. Bu hamle, küresel petrol fiyatlarında savaş öncesine göre yüzde 80’lik devasa bir artışı tetikledi.
Ateşkes ve Abluka Döngüsü
Süreçteki kritik eşikler bölgeyi bir kaos sarmalına sürükledi:
8 Nisan: Ateşkes sağlandı ancak Pakistan arabuluculuğundaki görüşmeler sonuçsuz kaldı.
13 Nisan: ABD, İran’a yönelik "deniz ablukası" başlattı ve İran bağlantılı gemilere müdahale etti.
17 Nisan: Lübnan’da sağlanan ateşkes sonrası İran, boğazı koordinasyon şartıyla açacağını duyurdu. Ancak ABD’nin ablukada ısrar etmesi üzerine kısıtlamalar geri geldi.
Karşılıklı Gemi Ele Geçirmeler
Denizdeki bilek güreşi sadece sözlerle kalmıyor. ABD, Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nda İran’a ait bazı ticari gemilere saldırarak ele geçirirken; İran da buna misilleme olarak Hürmüz yakınlarında biri İsrail bağlantılı olmak üzere çeşitli gemilere el koydu. Pezeşkiyan’ın son açıklamaları, bu "gemi savaşları" döneminin daha da sertleşebileceğinin sinyallerini veriyor.