ABD Başkanı Donald Trump’ın kızı Ivanka Trump ve damadı Jared Kushner’in Arnavutluk'un stratejik kıyılarında gerçekleştirmeyi planladığı milyar euroluk turizm hamlesi, Balkanlar’da taşları yerinden oynattı. "Arnavutluk satılık değil" sloganıyla sokaklara dökülen halk, projeyi protesto ederken; yargı, yolsuzluk iddiaları üzerine düğmeye bastı.
Rothschild’in Teknesinde Doğan "Keşif" Hikâyesi
Krizin merkezindeki Sazan Adası, uzun yıllar İtalya ve ardından komünist lider Enver Hoca dönemi Arnavutluk'u tarafından dış dünyadan tamamen izole edilmiş bir askeri kale olarak kullanıldı. Nükleer saldırılara dayanıklı beton bunkerlar (sığınaklar), tüneller ve topçu mevzileriyle dolu ada, sıradan turistlerin ayak basamadığı bir askeri bölgeydi.
Ancak bu askeri miras, küresel elitlerin radarına girdi. Jared Kushner, ünlü finansçı Nat Rothschild’in lüks yatında tatil yaparken adayı fark ettiklerini ve dönemin Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile de ilk teması bu yatta kurduklarını açıkladı. Ivanka Trump ise daha sonra verdiği bir röportajda, adaya yüzerek çıktıklarını, bakir doğasını ve komünist dönemin yeraltı sığınaklarını yürüyerek "keşfettiklerini" ve projenin o an şekillendiğini dile getirdi.

sığınaklar milyarderler İçin Yeniden Tasarlanıyor
Arnavutluk muhalefeti ve yerel halk, bu anlatıyı romantik bir tatil hikâyesi olarak görmüyor. Halk, bir zamanlar ülkeyi dış tehditlerden korumak için inşa edilen sığınakların, şimdi dünyanın en zengin isimlerine "izole ve ulaşılamaz" bir yaşam alanı sunmak üzere pazarlanmasına sert tepki gösteriyor. Muhalif bloğun projeye taktığı isim ise oldukça çarpıcı: "Kıyamet milyarderleri için bunker adası."
Ocak 2025’te Arnavutluk hükümeti tarafından "stratejik yatırımcı" statüsü verilen Kushner’in Affinity Partners şirketi, Sazan Adası’na toplamda 1,4 milyar euroluk bütçe ayırdı. 562 hektarlık adanın 45 hektarını tamamen yapılaşmaya açacak olan "Sazan Island Touristic Resort" projesinin bin kişiye istihdam sağlayacağı belirtilse de ekolojik ve toplumsal maliyetin çok daha ağır olacağı savunuluyor.
Yalnızca Sazan Değil: Flamingo Cenneti de Tehlikede
Kushner’in yatırım planları sadece askeri ada ile sınırlı değil. Projenin ana karadaki uzantısı, Vlora yakınlarındaki Zvërnec ve Nartë bölgelerini de kapsıyor. Göçmen kuşların, deniz kaplumbağalarının ve dünyaca ünlü pembe flamingoların yaşam alanı olan bu koruma altındaki sulak alan ekosistemi, projenin en çok eleştirilen ayaklarından birini oluşturuyor.
Tiran başta olmak üzere birçok kentte kitlesel protestolar baş gösterirken, inşaat sahalarını koruyan özel güvenlik unsurları ile yerel halk arasında fiziki arbedeler yaşanmaya başladı. Sosyal medyaya düşen şiddet görüntüleri üzerine polis ve güvenlik görevlileri hakkında adli soruşturmalar başlatıldı.
Savcılık Devrede: Hesaplar Donduruldu
Sokaktaki tansiyon, yargı kanadında da karşılık buldu. Arnavutluk Yolsuzluk ve Organize Suçlarla Mücadele Özel Savcılığı (SPAK), özellikle Zvërnec bölgesindeki arazi tapularında usulsüzlük yapıldığı ve sahte belgelerle mülk edinildiği iddiaları üzerine geniş çaplı bir soruşturma açtı. Soruşturma kapsamında, projeyle doğrudan bağlantılı bazı şirketlerin banka hesapları ve malvarlıkları donduruldu.
Tüm bu suçlamalara rağmen geri adım atmayan Başbakan Edi Rama ise projeyi sahiplenmeye devam ediyor. Yatırımın Arnavutluk'u küresel turizmin "Şampiyonlar Ligi’ne" taşıyacağını savunan Rama, yolsuzluk iddialarının araştırılmasını desteklediğini ancak büyük yatırımcıların haklarının da korunması gerektiğini vurguladı.