Yunanistan'ın başkenti Atina'da çeşitli temaslarda bulunan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, bölgesel güvenlik, enerji politikaları ve Türkiye-ABD ilişkileri üzerine çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Kathimerini gazetesine konuşan ABD'li bakanın gündeminde, Ege'deki dengeler ve F-35 savaş uçaklarının Türkiye'ye teslimatı vardı.
Ege ve Kıbrıs'ta Çatışma İhtimali "Akılalmaz"
Türkiye ile Yunanistan arasında Ege Denizi veya Kıbrıs üzerinden yaşanabilecek olası bir gerilime değinen Rubio, iki ülkenin de NATO ittifakının hayati birer parçası olduğunu hatırlattı. Rubio, "Benim için böyle bir şeyin yaşanması akılalmaz bir durum olurdu. Bu iki ülke, NATO müttefiki ve NATO ortağı. Bu, mümkün değil. Hiç kimse için iyi olmazdı. Ne Yunanistan ne Türkiye için. ABD için de iyi olmaz. Dolayısıyla bunu düşünmektense bunun yaşanmasına bizim asla izin vermeyeceğimiz bir şey olduğunu söylerdim. (Böyle bir şeyin) Gerçekleşeceğine inanmıyorum." değerlendirmesinde bulundu.
Trump F-35'leri Vermek İstiyor Ancak S-400 Engeli Sürüyor
Görüşmenin en dikkat çeken başlıklarından biri, F-35 yeni nesil savaş uçaklarının akıbeti oldu. Konuyu farklı boyutlarıyla ele alan Rubio, Başkan Donald Trump'ın şartların oluşması halinde bu uçakları Türkiye'ye teslim etme niyetinde olduğunu açıkça ifade etti.
Türkiye'nin geçmişte bu program için ödeme yaptığını ve hali hazırda üretilmiş iki uçağı bulunduğunu belirten Rubio, sürecin önündeki en büyük engelin Amerikan Kongresi'nden geçen Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası olduğunu kaydetti. Ankara'nın Rusya'dan tedarik ettiği S-400 hava savunma sistemleri nedeniyle katı yasal kısıtlamalarla karşı karşıya kalındığını dile getiren bakan, bu yasal düğüm çözülmeden uçakların teslimatının mümkün olmadığını belirtti. Türk tarafının bu yasal durumun farkında olduğunu ve bir çözüm arayışı içinde bulunduğunu düşündüğünü sözlerine ekledi.
Enerji Projelerinde "Sessiz Diplomasi" Vurgusu
Dünyada değişen enerji dengelerine ve alternatif kaynakların önemine de değinen Rubio, Yunanistan, Güney Kıbrıs ve İsrail'i birbirine bağlaması planlanan elektrik hattı projesini (GSI) değerlendirdi. Projenin önünde bazı lojistik ve siyasi engeller bulunduğunu kabul eden ABD'li yetkili, bu sorunların basın üzerinden tartışılmak yerine kapalı kapılar ardında, sessiz bir diplomasi ile çözülmesinin daha sağlıklı sonuçlar vereceğini ifade etti. Rubio ayrıca, Türkiye'nin geçmişte Rusya ile Ukrayna arasındaki görüşmelere ev sahipliği yaparak üstlendiği arabulucu rolünü hatırlatarak, ikili ilişkilere yapılan yatırımların bu tarz kriz anlarında değerli hale geldiğine dikkat çekti.

İran'a Yönelik Ekonomik Çöküş Uyarısı
Orta Doğu'daki tansiyonu da değerlendiren Rubio'nun hedefinde İran vardı. Tahran yönetiminin nükleer silah elde etmesinin ABD için kırmızı çizgi olduğunu yineleyen Dışişleri Bakanı, Başkan Trump'ın geçmiş politikalarının İran'ın füze, donanma ve hava gücüne büyük darbe vurduğunu iddia etti. Enerji ihracatında yaşadığı tıkanıklık nedeniyle İran'ın büyük bir ekonomik darboğazda olduğunu öne süren Rubio, önümüzdeki haftalarda ülkenin modern tarihinin en büyük ekonomik yıkımıyla yüzleşebileceğini iddia etti.
Karadeniz'deki Gelişmeler ve Atina'nın Silah Talepleri
Ukrayna'daki savaşa dair Washington'un yapıcı bir rol üstlenmeye devam edeceğini belirten Rubio, bölgedeki tırmanıştan duydukları endişeyi dile getirdi. Özellikle Karadeniz'de gemilere yönelik koordine edilen insansız hava aracı saldırılarının ve olası sabotaj eylemlerinin kontrolden çıkma riski taşıdığını vurguladı.
Öte yandan, Yunanistan'ın ABD'den talep ettiği F-35 savaş uçaklarıyla entegre çalışacak yeni silah sistemlerine ilişkin sürecin de devam ettiğini bildiren Rubio, Atina'nın bu resmi talebinin Washington tarafından halen değerlendirme aşamasında olduğunu belirterek sözlerini tamamladı.