Rusya hükümeti, iç piyasadaki akaryakıt arzını proaktif bir şekilde artırmak ve fiyat istikrarını korumak amacıyla dizel yakıt ihracatını tamamen yasaklama kararı aldı.
Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin liderliğinde gerçekleştirilen kabine toplantısında akaryakıt piyasasının mevcut durumuna dair önemli açıklamalarda bulundu. Ülke genelinde akaryakıt talebinin geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 30 oranında dikkate değer bir artış kaydettiğini belirten Novak, bu durumun akaryakıt istasyonlarındaki operasyonel yükü artırdığını, araç sayısında ve yakıt ikmal sürelerinde ciddi yoğunluklara yol açtığını ifade etti.
İç piyasadaki dinamiklerin halen zorlu bir seyir izlediğini aktaran Novak, rafinerilerdeki zorunlu üretim düşüşleri nedeniyle nihai tüketicilere yönelik lojistik sevkiyat güzergahlarının da yapısal olarak değiştirildiğini açıkladı.
Piyasadaki arz sıkışıklığını istikrara kavuşturmak adına bir dizi teknik tedbiri devreye aldıklarını vurgulayan Novak; petrol rafinerilerinde kapasite kullanım oranlarının azami seviyeye çıkarıldığını, stoklarda tutulan mevcut yakıt rezervlerinin piyasaya sürüldüğünü, tesislerdeki onarım sürelerinin kısaltıldığını ve bazı stratejik rafinerilerdeki planlı bakım takvimlerinin proaktif bir kararla daha ileri tarihlere ertelendiğini duyurdu. Rusya genelinde son dönemde Moskova ve St. Petersburg dahil olmak üzere yaklaşık 40 bölgede akaryakıt satışına yönelik çeşitli kısıtlamaların uygulanması, iç pazardaki tedarik sorunlarının boyutunu göz önüne seriyor.
Küresel rafine ürün arzında Rusya etkisi
Uluslararası emtia piyasaları, küresel enerji ticareti ve rafinericilik sektörü analitiği raporlarına göre, Rusya'nın ham petrol üretiminin en az yüzde 30'unun yurt içi tesislerde işlenmesini zorunlu kılan yasal düzenleme taslakları ile bu son dizel ihracat yasağı, küresel rafine ürün arzını doğrudan sıkılaştırıyor. Deniz yoluyla yapılan dizel ve orta distilat ihracatının aniden kesilmesinin, küresel akaryakıt piyasasında crack marjlarını (rafineri kâr paylarını) desteklediği belirtilirken; uluslararası piyasalarda Brent petrolün varil fiyatının küresel talep endişeleri ve OPEC dışı güçlü arz nedeniyle 77 dolar bandında dengelenmesine rağmen, rafine ürün fiyatlarının bu arz kesintisiyle yukarı yönlü baskılandığı kaydediliyor.
Rus hükümetinin zaman zaman başvurduğu bu satış ve ihracat kısıtlamalarının arka planında, Ukrayna tarafından insansız hava araçlarıyla (İHA) düzenlenen saldırılar nedeniyle Rusya’daki petrol rafinerilerinde meydana gelen fiziki hasarlar ve tesislerin zorunlu bakıma alınması yatıyor. Altyapı kayıplarının deniz yoluyla yapılan akaryakıt ticaret hacmini yapısal olarak daraltması, Moskova yönetimini savunma sanayii, tarım sektörü ve yerel lojistik ağların aksamaması adına ihracatı durdurarak kendi enerji güvenliğini önceliklendirmeye mecbur bırakıyor. Küresel tedarik zincirindeki bu yeni dönemin, alternatif enerji koridorları ve rafineri rotaları üzerindeki etkileri yakından takip ediliyor.