İngiltere'de yaşayan 14 yaşındaki Annabell Robinson’ın haziran ayında baş gösteren halsizlik, mide bulantısı ve baş ağrısı şikayetleri, başlangıçta mevsimsel sıcaklıklara ve evdeki diğer çocukların geçirdiği viral bir rahatsızlığa yoruldu. Aile, genç kızın şikayetlerinin geçmemesi üzerine 15 Haziran’da bir pratisyen hekimle telefon üzerinden görüştü. Hekim, yaşanan bulguların göz problemlerinden kaynaklanabileceğini belirterek ekran süresinin azaltılmasını ve göz muayenesi yapılmasını tavsiye etti.
Ancak aradan geçen kısa süre zarfında taburculuk beklenen durum tersine döndü. Genç kızda çift görme problemleri baş gösterirken, sağ gözü hızla içe doğru kaymaya başladı. Durumun ciddiyetinin artması üzerine acil servise kaldırılan Annabell için asıl süreç hastanede başladı.

5 Santimetrelik Dev Kitleyle Gelen Acı Gerçek
Kettering Genel Hastanesi acil servisinde tetkikleri yapılan genç kızın çekilen MR ve BT taramalarında, beyninin tam merkezinde 5 santim büyüklüğünde bir kitle olduğu saptandı. Acil koduyla Oxford Üniversitesi Çocuk Hastanesi’ne sevk edilen Annabell’e doku biyopsisi uygulandı. Aynı zamanda beyinde biriken sıvının tahliyesi ve kitle üzerindeki basıncın düşürülmesi amacıyla ventriküloperitoneal (VP) şant operasyonu gerçekleştirildi.
Yapılan detaylı tetkikler sonucunda 2 Temmuz’da, kitlenin tıpta oldukça nadir görülen, agresif ve mevcut şartlarda tam tedavisi bulunmayan diffüz orta hat glioması (DMG) türünde bir beyin kanseri olduğu netleşti. Sağlık mücadelesi veren genç kız, ameliyat sonrasında VP şantına bağlı E. coli menenjiti enfeksiyonu da geçirince süreç daha karmaşık bir hal aldı. Basıncı dengede tutmak için şant, harici ventriküler drenaj (EVD) sistemiyle değiştirildi.
Zamana Karşı Yaşam Mücadelesi ve Radyoterapi Süreci
Sadece üç hafta gibi kısa bir zaman diliminde yaşanan bu hızlı ve sarsıcı gelişmeler, aileyi derinden sarstı. Baba James Macleod, kızının rahatsızlığının ilk başta basit bir yaz hastalığı ya da gözlük ihtiyacından kaynaklandığını sandıklarını belirterek, haberi aldığında yaşadığı şoku şu sözlerle dile getirdi:
“Leah beni aradığında Liverpool’un ortasındaydım. Annabell’in 5 santimetrelik tümörü olduğunu söylediğinde her şey bir anlığına durdu. Yere yığıldım ve kulaklarıma inanamadım.”
Anne Leah Robinson’ın doktorlara kızının ne kadar ömrü kaldığını sorması üzerine onkologlar, hastaya birkaç aylık bir ömür biçildiğini aktardı. Enfeksiyon tablosunun tamamen gerilemesinin ardından University College London Hastanesi’ne nakledilecek olan Annabell, burada bir buçuk ay boyunca her iş günü uygulanacak toplam 30 seanslık hedefli radyoterapi tedavisine alınacak. Uzmanlar, bu tedavinin tümörün ilerleyişini yavaşlatmak ve semptomları hafifletmek adına genç kızın önündeki "tek şans" olduğunu belirtiyor.