Uluslararası enerji koridorlarında jeopolitik risklerin yeniden tırmanışa geçmesi, petrol piyasalarını hareketlendirdi. Hürmüz Boğazı'nda güvenlik kaygılarının artması ve ABD ile İran arasındaki askeri-diplomatik restleşmelerle birlikte Brent petrolün varil fiyatı 85 dolar sınırını aşarak son bir ayın en yüksek seviyesine ulaştı.
Dün gün içinde 83,86 dolara kadar tırmanan Brent petrolün vadeli varil fiyatı, günü 83,30 dolar seviyesinde tamamlamıştı. Ancak yeni günde alıcıların agresifleşmesiyle birlikte fiyatlar, kapanışa oranla yaklaşık yüzde 2,4 artış göstererek saat 09.00 itibarıyla 85,27 dolardan işlem görmeye başladı. Küresel piyasalardaki bu yükseliş dalgasından Batı Teksas türü (WTI) ham petrolü de nasibini aldı ve varil fiyatı 80,13 dolara kadar tırmandı.
Fiyatların gün içinde yüzde 3'e yakın değer kazanmasıyla birlikte petrol, iki ülkenin 17 Haziran’da savaşı sonlandırma amacıyla imzaladığı mutabakat zaptından bu yana görülen en yüksek seviyeyi kaydetmiş oldu.
Körfezde "Abluka" ve "Geçiş Ücreti" Polemiği
Piyasalardaki bu sert yükselişin fitili, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik deniz ablukasını yeniden yürürlüğe koyduğunu açıklamasıyla ateşlendi. Hürmüz Boğazı’ndan geçen ticari gemilerin güvenliğini sağlama maliyetine dikkat çeken Trump, dikkat çeken bir "vergi" önerisinde bulundu. Trump, "Dünyanın son derece istikrarsız bu bölgesinde emniyetin sağlanması için gerekli tüm masraflar kapsamında, boğazdan geçen tüm kargolardan yüzde 20 geçiş ücreti alınacaktır" ifadelerini kullandı.
Bu hamleye İran kanadından gecikmeli de olsa alaycı bir yanıt geldi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Trump’ın teklifini tiye alarak, "ABD Başkanı kesinlikle haklı. Hürmüz Boğazı'ndan ticari gemilerin güvenli geçişini kim sağlıyorsa, bu hizmetin karşılığını almalıdır" dedi. Boğazın tek ve değişmez muhafızının İran olduğunu belirten Erakçi, "Yüzde 20 elbette çok fazla. Biz adil olacağız" sözleriyle ABD'nin önerisine adeta meydan okudu.
CENTCOM'dan Gece Yarısı Operasyonu ve Tanker Saldırıları
Söz düellolarının gölgesinde bölgedeki fiziki güvenlik de ciddi yara aldı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), pazartesi gecesi İran'ın güney kıyılarında yer alan Buşehr, Çabahar, Cask, Konarak, Ebu Musa Adası ve Bender Abbas'taki askeri hedeflerin başarıyla vurulduğunu açıkladı. Operasyonun, İran’ın ticari gemilere yönelik saldırı kapasitesini zayıflatmayı hedeflediği belirtildi.
Askeri hareketliliğin yanı sıra, Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) ait iki petrol tankerinin Umman kara sularında İran füzeleri tarafından hedef alınması piyasalardaki tedirginliği zirveye taşıdı. BAE Savunma Bakanlığı, saldırıda bir mürettebatın hayatını kaybettiğini, sekiz kişinin ise yaralandığını doğruladı. Bu sıcak temas, küresel petrol arzının ana damarlarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki akışın kesintiye uğrayabileceği endişelerini körükleyerek fiyatları doğrudan yukarı yönlü destekledi.
Fed Bariyeri: Yükselişi Sınırlayan Makroekonomik Güç
Fiyatlar jeopolitik rüzgarlarla yukarı yönlü baskılanırken, küresel ekonomiden gelen sinyaller bu yükselişin sınırını çiziyor. ABD Merkez Bankası (Fed) Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, bu hafta açıklanacak çekirdek enflasyon verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesi durumunda ek faiz artışlarının masaya gelebileceğinin sinyalini verdi.
Orta Doğu kaynaklı enerji maliyetleri ve gümrük vergilerinin enflasyonist baskıyı canlı tuttuğunu ifade eden Waller, para politikasında kritik bir virajda olunduğunu belirtti. Sıkı para politikasının küresel ekonomik büyümeyi ve dolayısıyla petrol talebini baskılayacağı endişesi, fiyattaki yükseliş eğilimini dizginleyen en büyük bariyer olarak öne çıkıyor.
Uzmanlar, teknik analizlerde Brent petrol için 82,96 dolar seviyesinin güçlü bir destek hattı olduğunu, yukarı yönlü hareketlerde ise 85,99 dolar seviyesinin direnç noktası olarak izlenmesi gerektiğini vurguluyor.