28 Şubat’ta başlayan ve bölgeyi felaketin eşiğine getiren çatışmaların ardından gelen veriler kan dondurdu. İran resmi kaynakları ve sahadaki bağımsız gözlemcilerden sızan bilgilere göre, 40 gün süren yoğun bombardıman ve karşılıklı misillemeler sonucunda İran topraklarında hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bini aştı. Trump’ın kabul ettiği geçici ateşkesin ardından enkaz kaldırma çalışmaları sürerken, Tahran sokaklarında yas ve öfke hakim.
MODERN SAVAŞIN EN KANLI 40 GÜNÜ
Savaşın ilk gününden itibaren stratejik noktaları hedef alan İsrail ve ABD operasyonları, sivil yerleşim yerlerinde de büyük tahribata yol açtı. İran’ın misilleme saldırılarıyla tırmanan süreçte, sadece askeri tesisler değil; altyapı sistemleri, enerji hatları ve sağlık merkezleri de büyük zarar gördü. Resmi rakamlara göre 3 binden fazla kişinin yaşamını yitirdiği bu süreç, İran tarihinin en kısa sürede en çok kayıp verilen dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçti.
BEYRUT VE TAHRAN HATTI AĞIR HASAR ALDI
Ateşkes kararı sonrası yayımlanan raporlar, saldırıların yoğunluğunu gözler önüne seriyor. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki çatışmalar ve başkent Tahran’a yönelik nokta operasyonlar, can kaybının artmasındaki temel etken oldu. Yaralı sayısının ise on binlerle ifade edildiği, hastanelerin tıbbi malzeme yetersizliği nedeniyle "kırmızı alarm" verdiği bildiriliyor.
İSLAMABAD ZİRVESİ'NE "YAS" GÖLGESİ
Önümüzdeki günlerde Pakistan’ın başkenti İslamabad’da gerçekleşmesi beklenen nihai barış müzakereleri öncesi açıklanan bu bilanço, İran heyetinin masadaki tavrını da belirleyecek. İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nin "Hedeflerimize ulaştık" açıklamasına rağmen, halk arasındaki derin üzüntü ve 3 bin canın kaybı, kalıcı barışın ne kadar zorlu bir zeminde inşa edileceğini gösteriyor.