Yeni Birlik Gazetesi Dünya Savaşın kıramadığı akort: Gazzeli sanatçı enkaz altından melodiler yükseltiyor!

Savaşın kıramadığı akort: Gazzeli sanatçı enkaz altından melodiler yükseltiyor!

İsrail saldırıları nedeniyle defalarca yerinden edilen 54 yaşındaki Gazzeli sanatçı Suheyl Ebu Şaviş, mülteci kampındaki mütevazı atölyesinde savaşta hasar gören müzik aletlerini onararak hayata köprü oluyor.

Gazze Şeridi’nde yaşanan yıkım ve insani dramın ortasında, insan ruhunun direnişini ve yaşama sevincini simgeleyen sıra dışı bir sanat mücadelesi yükseliyor. Nuseyrat Mülteci Kampı’nın dar sokaklarında, 54 yaşındaki Filistinli hattat, demirci ve ud ustası Suheyl Ebu Şaviş, kurduğu küçük atölyesinde adeta imkansızı başarıyor. İsrail’in bitmek bilmeyen saldırıları nedeniyle defalarca evini terk etmek zorunda kalan Ebu Şaviş, sığındığı mülteci kampında savaşın kırıp döktüğü enstrümanları onararak Filistin halkına moral ve umut aşılıyor.

Uzun yıllar geçimini hattatlık ve demircilikle sağlayan, son 5 yıldır ise tüm hayatını müzik aletleri yapımına adayan deneyimli sanatçı, savaşın gölgesinde müziğin evrensel ve iyileştirici gücüne sarılıyor.

Yardım Kasalarından Çıkan Sanat: "Her Şeyi El İşçiliğiyle Yapıyoruz"

Savaş koşullarının getirdiği ağır abluka altında üretim yapmanın neredeyse imkansız olduğunu belirten Ebu Şaviş, en büyük zorluğun ham madde ve enerji kıtlığı olduğunu vurguluyor. Bölgede elektrik olmaması sebebiyle makineleri kullanamadığını ve tüm kesim, zımpara ve montaj işlemlerini manuel el aletleriyle yaptığını anlatan usta, enstrüman gövdesi için gereken nitelikli ahşabı ise yaratıcı bir yöntemle çözmüş.

Bölgeye giren insani yardım malzemelerinin taşındığı ahşap kasaları toplayarak bunları büyük bir titizlikle işleyen Ebu Şaviş, bu atık malzemeleri ud, buzuki ve gitara dönüştürüyor.

Savaşta Yaralanan Sadece İnsanlar Değil, Şarkılar da Tamir Ediliyor

Bugüne kadar enkaz altından çıkarılan ya da saldırılarda hasar gören yaklaşık 60 udu yeniden hayata döndürdüğünü ifade eden Filistinli sanatçı, motivasyon kaynağını şu sözlerle özetliyor:

"Gençler, saldırılarda gövdeleri, sapları kırılmış udlarını bana getiriyor. Onları büyük bir sevgiyle tamir ediyorum. Çünkü bu gençler şarkı söylemek, az da olsa mutlu olmak istiyorlar. Savaş uzun yıllar ekmek yediğim meslekleri elimden aldı ama müziği ve umudu alamadı."

"Biz Ölümü Değil, Yaşamayı Seviyoruz"

Dünya tarafından yalnız bırakıldıklarını ve dışlandıklarını hissetseler de hayata olan bağlılıklarından ödün vermediklerini belirten Ebu Şaviş, atölyesinden yükselen her notayla dünyaya aslında evrensel bir mesaj çığlığı atıyor:

"Bu işi hayat devam etsin diye yapıyorum. Biz ölümü, yıkımı ya da katliamı değil; yaşamayı seviyoruz. Dünyanın her yerinde insanlar huzur ve mutluluk içinde hayatlarını sürdürüyor. Biz de bu dünyanın bir parçasıyız; onlardan ne daha azız ne de daha çok. Sadece insanca yaşamak ve şarkılarımızı özgürce söylemek istiyoruz."