Yeni Birlik Gazetesi Dünya Sekiz ülkeden İsrail'in Gazze Planı'nı reddetmesine ortak kınama

Sekiz ülkeden İsrail'in Gazze Planı'nı reddetmesine ortak kınama

Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 8 ülke, İsrail'in Gazze Planı ve Filistin Devleti'ni reddetmesini ortak bildiriyle kınayarak sorumluluğun İsrail'de olduğunu vurguladı.

Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanları, İsrail'in Gazze Planı'nı ve Filistin Devleti'ni reddetmesine tepki gösteren ortak bir açıklama yayımladı.

 Bakanlar, BM Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararıyla onaylanan planın uygulanmasını reddeden İsrail'in tutumunu sert bir dille kınadı. Ortak bildiride, İsrail'in bu yaklaşımının Gazze'de savaşın sona erdirilmesi, bölgenin yeniden inşası ve kalıcı barışın tesisi yönündeki uluslararası çabaları doğrudan tehlikeye attığı belirtildi. 

Barış sürecinin aksamasından tamamen İsrail'in sorumlu olduğu vurgulanırken, planın eksiksiz uygulanması adına ABD'nin aktif katılımının kritik önem taşıdığı kaydedildi.

1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan Filistin vurgusu

Sekiz ülkenin dışişleri bakanları, Gazze'deki insani krizin sona erdirilmesi ve bölgede istikrarın sağlanması için iki devletli çözümün şart olduğunu yineledi. 

Tek taraflı adımlarla Filistin devletinin kurulmasını engellemeye yönelik her türlü girişimin reddedildiği açıklamada; adil ve kalıcı bir barışın ancak 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devleti ile mümkün olabileceği ifade edildi. Diplomatik temasların sürdüğü bu süreçte, Barış Kurulu ve arabulucu ülkelerin planın ikinci aşamasına geçilmesi yönündeki adımlara destek vermesi istendi.

Bölgesel insani kriz ve uluslararası hukuk ilkeleri

Birleşmiş Milletler (BM) verilerine ve Uluslararası İnsani Hukuk standartlarına göre, çatışma bölgelerinde sivillerin korunması ve yerinden edilmiş kitlelerin insani yardıma erişimi devletlerin ilksel yükümlülükleri arasında yer alıyor. 

BM Cenevre Sözleşmeleri, savaş durumlarında dahi sivil yerleşim yerlerinin, sağlık merkezlerinin ve altyapı tesislerinin hedef alınmasını kesin bir dille yasaklamaktadır. Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'daki bu çatışma ortamı, sadece Gazze içindeki insani dengeleri bozmakla kalmayıp, bölgedeki sığınmacı krizini ve sosyoekonomik çöküşü derinleştirme riski taşımaktadır.