Irak merkezi yönetimi, Sincar bölgesindeki gayriresmi askeri unsurların lağvedilmesi ve devlet otoritesinin tesisi amacıyla yeni bir adım attı. Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’nin gözetiminde yürütülen operasyonel süreçle, terör örgütü PKK’nın bölgedeki uzantısı olarak bilinen YBŞ’nin silah bırakması ve mensuplarının resmi güvenlik kurumlarına dahil edilmesi kararlaştırıldı.
Irak Başbakanı'nın Askeri Sözcüsü Sabah en-Numan, YBŞ ile resmi güvenlik birimleri arasındaki askeri irtibatın yeniden tanzim edildiğini ve mensupların devletin denetimindeki kurumlara kademeli olarak entegre edileceğini duyurdu.
Sincar Dağı'nda kontrol federal güvenlik güçlerine geçiyor
Yeni düzenleme uyarınca Sincar Dağı başta olmak üzere ilçedeki tüm stratejik noktalarda kontrol federal hükümetin yetkili makamlarına devredildi. Irak ordusu, daha önce YBŞ kontrolünde bulunan askeri karakolları devralarak bölgeye Irak bayrağını çekti. Entegrasyon adımı çerçevesinde Sincar Dağı'nın en yüksek mevkisi olan Çelmera'da resmi bir devir töreni yapıldı. Yaklaşık 2 bin silahlı unsuru kapsayan süreç, hükümetin tüm silahlı kapasiteyi tek bir yasal otorite çatısı altında birleştirme politikasının bir uzantısı olarak kayıtlara geçti.
Irak Anayasası'nın 9. maddesi, resmi silahlı kuvvetler haricinde herhangi bir milis ya da paralel askeri grubun teşkil edilmesini kesin hükümlerle yasaklıyor. Sözcü Numan da bu anayasal çerçeveyi hatırlatarak, devletin güvenlik tekelini pekiştirecek bu uygulamanın Sincar ilçesinde kalıcı istikrar için dönüm noktası olduğunu kaydetti.
Bağdat ile Erbil arasındaki Sincar Mutabakatı'nın yansıması
Söz konusu silahsızlandırma ve devletleştirme hamlesi, Bağdat merkezi hükümeti ile Erbil yönetimi arasında 9 Ekim 2020 tarihinde imzalanan Sincar Anlaşması'nın sahadaki en somut yansıması niteliğini taşıyor. Söz konusu mutabakat; terör örgütü PKK ve ona bağlı tüm silahlı uzantıların ilçeden tamamen çıkarılmasını, güvenliğin münhasıran federal polis ve ulusal istihbarat unsurlarınca sağlanmasını öngörüyordu.
Bölgedeki askeri tahkimatın doğrudan merkezi orduya bağlanmasıyla birlikte, Suriye-Kandil lojistik koridoru üzerinde yer alan ilçede kamu düzeninin yeniden tesis edilmesi ve terör nedeniyle evlerini terk eden sivil nüfusun güvenli geri dönüşünün hızlanması hedefleniyor. Devir teslim sürecinin ardından bölgedeki sınır güvenliği kontrolleri de merkezi hükümetin birliklerince artırıldı.