İngiltere’nin Hampshire bölgesinde yer alan ve uzun yıllardır kamuoyundan uzak tutulan bir denizcilik araştırma tesisi, Kraliyet Donanması’na özellikle Rusya’ya karşı kritik bir avantaj sağlıyor. Devasa su tanklarıyla dikkat çeken merkez, 20 yılı aşkın sürenin ardından ilk kez sınırlı biçimde basına açıldı.
Uzunluğu yaklaşık 270 metreyi bulan ve yedi olimpik yüzme havuzunu dolduracak miktarda su barındıran tesis, Gosport’taki Haslar bölgesinde faaliyet gösteriyor. Savunma ve teknoloji şirketi QinetiQ tarafından işletilen merkez, son 80 yılda savaş gemileri, denizaltılar ve pervane sistemleri alanında önemli teknolojik ilerlemelere ev sahipliği yaptı.

17 bin ton saf suyla dolu dev havuza sahip
Tesisin en dikkat çekici bölümlerinden biri olan Shiphall Two, 17 bin ton saf suyla doldurulmuş dev havuzuyla öne çıkıyor. Bu alanda, savaş gemileri, denizaltılar ve ticari gemilere ait erken aşama prototipler test edilerek hidrodinamik performans ve akustik izler analiz ediliyor.
Merkezde yürütülen çalışmaların kapsamı ve hangi projelere hizmet ettiği büyük ölçüde gizli tutuluyor. Yetkililer yalnızca, geliştirilen teknolojilerin Kraliyet Donanması’nı daha sessiz, daha verimli ve daha zor tespit edilir hale getirdiğini ifade ediyor. İngiltere Savunma Bakanlığı ise bu çalışmaların ülkenin hem iç güvenliğini sağladığını hem de küresel caydırıcılık gücünü desteklediğini belirtiyor.

Dev Tesis, mutlak Gizlilikle Korunuyor
Tesisin önemi, Rusya’nın son dönemde İngiltere çevresindeki deniz faaliyetlerini artırmasıyla daha da öne çıktı. Savunma kaynaklarına göre, son bir yıl içinde İngiliz sularına giren Rus savaş gemileri ve denizaltıların sayısında yüzde 30’luk artış yaşandı. Kraliyet Donanması Komutanı General Sir Gwyn Jenkins, yıl sonuna doğru yaptığı değerlendirmede, artan faaliyetlerin donanma üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu ve mevcut kapasitenin sınırlarının zorlandığını dile getirdi.
Merkezde geliştirilen teknolojiler yalnızca yabancı unsurları izlemekle sınırlı değil. Aynı zamanda İngiltere’nin nükleer caydırıcılığının temelini oluşturan Vanguard sınıfı nükleer denizaltıların gizliliğinin korunmasında da hayati rol oynuyor. Bu denizaltıların sessizliği ve tespit edilemezliği, ülkenin savunma stratejisinin kilit unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor.
Tesiste bulunan kavitasyon tüneli, yeni nesil pervanelerin test edildiği en kritik alanlardan biri. Bu bölümde yapılan deneylerde, su içinde oluşan ve patlayan mikro kabarcıkların çıkardığı sesler analiz edilerek gemilerin “akustik izi” belirleniyor. Elde edilen veriler, hem düşman denizaltılarını tespit etmek hem de İngiliz platformlarının fark edilmesini önlemek amacıyla kullanılıyor.
Tesisin kıdemli danışmanlarından Chris Richardsen, merkezin dışarıdan bakıldığında sıradan bir yapı izlenimi verdiğini ancak içerde dünyanın en ileri denizcilik teknolojilerinin geliştirildiğini vurguladı. Richardsen, bu kapasitenin korunabilmesi için gizliliğin vazgeçilmez olduğunu da sözlerine ekledi.