Bilim insanları bu potansiyel dünyaları tespit etmek için "apsidal ilerleme" (apsidal precession) adı verilen özel bir yöntemden faydalandı. Bu yöntem, birbirinin etrafında dönen ve birbirini örterek tutulmalar oluşturan yıldızlar arasındaki hassas salınımların incelenmesine dayanıyor. Gezegenlerin kütle çekimsel etkileri, yıldızların yörünge hareketlerinde belirli bir kayma ve salınıma neden oluyor; bu değişimler de astronomlara orada bir gezegen olabileceğine dair kanıt sunuyor.
Devasa Boyutlar ve Uzak Mesafeler
Keşfedilen bu yeni gezegen adaylarının fiziksel özellikleri, güneş sistemimizdeki devlerle benzerlik gösteriyor:
Boyutlar: Gezegenlerin büyüklüklerinin Neptün ile Jüpiter'in 10 katı arasında değişebileceği tahmin ediliyor.
Uzaklık: Söz konusu sistemler, Dünya'dan yaklaşık 650 ila 18 bin ışık yılı uzaklıkta yer alıyor.
Çalışmanın detaylı bulguları ve teknik analizleri, saygın bilim dergisi "Monthly Notices of the Royal Astronomical Society" bünyesinde yayımlanarak bilim dünyasına sunuldu.