Yeni Birlik Gazetesi Dünya Tahran’da ‘Tek Kelimelik’ kriz: Hamaney’in o dözü İran’ı karıştırdı!

Tahran’da ‘Tek Kelimelik’ kriz: Hamaney’in o dözü İran’ı karıştırdı!

Tahran ile Washington arasında 19 Haziran'da sağlanan gizemli mutabakatın yankıları sürerken, İran Dini Lideri Mücteba Hamaney'in onay mesajındaki "prensip olarak" vurgusu ülkede siyasi krize yol açtı.

İran ile ABD arasında uzun süredir kapalı kapılar ardında yürütülen ve 19 Haziran’da resmiyete dökülen mutabakat, Tahran’da suları durultmaya yetmedi. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan liderliğindeki hükümetin kamuoyuna büyük bir "diplomatik başarı" olarak sunduğu anlaşma, Dini Lider Mücteba Hamaney’in resmi onay mesajının ardından derin bir siyasi tartışmanın fitilini ateşledi. İmzaların atılmasının üzerinden haftalar geçmesine rağmen, Hamaney’in kullandığı stratejik bir ifade devletin zirvesinde fikir ayrılıklarını gün yüzüne çıkardı.

Pezeşkiyan’ın Taahhüdü ile Gelen Zoraki Vize

İngiliz medyasının saygın yayın organlarından The Telegraph’ın aktardığı bilgilere göre; İran Dini Lideri Mücteba Hamaney, mutabakat metnine yeşil ışık yakarken alışılmışın dışında bir şerh düştü. Hamaney’in Farsça kaleme alınan onay mesajında, "Prensip olarak farklı bir görüşe sahiptim. Ancak Cumhurbaşkanı’nın (Mesud Pezeşkiyan) verdiği taahhüt nedeniyle bu izni verdim" şeklindeki ifadeleri, sürecin arka planındaki sancıları gözler önüne serdi. Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın kişisel olarak verdiği garantilerle aşılan bu kriz, rejim içindeki muhafazakar ve reformist kanat arasındaki fay hatlarını yeniden hareketlendirdi.

Siyasi Kulisleri Sallayan İfade: "Alal-Usul"

Tahran’daki siyasi analistlerin ve medyanın odağında ise metinde geçen Arapça kökenli “alal-usul” (prensip olarak) kavramı yer alıyor. Günlerdir süren tartışmalarda bu kelimeye iki taban tabana zıt anlam yüklenmiş durumda.

Birinci Görüş (Mecburi Alan): Ülkenin içinde bulunduğu ağır ekonomik kriz ve uluslararası yaptırımların kıskacındaki İran yönetimi, nefes alabilmek adına diplomasiye gönülsüz de olsa kapı aralamak zorunda kaldı. Hamaney bu ifadeyle, kararın ideolojik değil, konjonktürel bir mecburiyet olduğunu vurguluyor.

İkinci Görüş (Kırmızı Çizgi/Uyarı): Muhafazakar kanada göre ise bu çıkış, Batı dünyasına verilmiş net bir gözdağı. Hamaney, Pezeşkiyan hükümetinin elini bağlayarak "Direniş hattından ödün verilmemeli, yeni tavizlerin önü kapatılmalı" mesajı veriyor.

Devlet Mekanizmasında Çatlak Büyüyor

Gelişmeler, İran devlet kurumları ve ordu kanadında mutabakata yönelik homojen bir duruş olmadığını net şekilde ortaya koydu. Hamaney'in "gönülsüz onayı", hükümetin Washington ile yürüteceği bundan sonraki diplomatik adımlarda çok daha kırılgan bir zeminde hareket edeceğinin sinyalini veriyor. Tahran, bir yandan ekonomik rahatlama vaat eden mutabakatı ayakta tutmaya çalışırken, diğer yandan rejimin temel sütunlarını sarsacak bir iç siyasi krizle karşı karşıya.