Orta Doğu’nun en kritik geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı, küresel enerji güvenliği ile nükleer dosya arasındaki pazarlığın ana öznesi haline geldi. ABD ve İran arasında arabulucular vasıtasıyla yürütülen gizli temaslarda, Tahran yönetimi ezber bozan bir yol haritası sundu.
"Önce Boğazı Açalım, Dosyayı Sonra Konuşalım"
ABD merkezli Axios’un üst düzey yetkililere dayandırdığı habere göre; İran, nükleer programla ilgili çıkmazı aşmak için süreci ikiye ayırmayı teklif etti. Pakistan aracılığıyla Washington’a iletilen öneride, önceliğin Hürmüz Boğazı’ndaki krizin sonlandırılmasına verilmesi istendi. Tahran, nükleer müzakerelerin ancak denizde güvenlik ve ticari serbestlik sağlandıktan sonra başlamasını şart koşuyor.
Arakçi’den Arabuluculara: "İçeride Görüş Birliği Yok"
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin bu öneriyi İslamabad ziyareti sırasında gündeme getirdiği belirtiliyor. Arakçi’nin Türk, Mısırlı, Katarlı ve Pakistanlı arabuluculara yaptığı açıklamalarda; İran yönetimi içerisinde ABD’nin taleplerine yönelik tam bir konsensüs sağlanamadığını, bu nedenle "aşamalı çözümün" en mantıklı yol olduğunu vurguladığı iddia ediliyor.
Kalıcı Ateşkes ve Güvenli Ticaret Hattı
İran’ın teklifi sadece bir öncelik sıralaması değil, aynı zamanda bölgedeki askeri tansiyonu düşürecek bir "uzun süreli ateşkes" modelini de içeriyor. Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nda gemilere yönelik karşılıklı operasyonların durması ve ticari hatlardaki ablukaların kalkması, Tahran’ın nükleer masa öncesi en büyük beklentisi konumunda.
Washington Kararsız: Dosya Masada Bekliyor
Teklifin Beyaz Saray’a ulaştığı teyit edilse de, ABD yönetiminin bu "aşamalı" plana sıcak bakıp bakmayacağı henüz netleşmedi. Washington’ın, nükleer dosyayı Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimden ayırmayı bir "zaman kazanma stratejisi" olarak görüp görmeyeceği, önümüzdeki günlerde yapılacak resmi açıklamalarla belli olacak.
Denizde Tansiyon Hala Yüksek
Haberde, diplomatik trafik sürerken deniz hatlarındaki karşılıklı misillemelerin de devam ettiğine dikkat çekildi. Daha önce varılan geçici ateşkeslere rağmen, tarafların stratejik su yollarında birbirlerinin ticari gemilerine yönelik müdahalelerinin sürdüğü belirtiliyor. Bu durum, sunulan "önce Hürmüz" teklifinin bölge istikrarı için ne kadar kritik olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.