Almanya’da yapılan son eyalet seçimleri, iktidar için adeta bir siyasi depreme dönüştü. Aşırı sağcı Almanya için Alternatif Partisi’nin (AfD) güç kazanmaya devam ettiği süreçte, Başbakan Friedrich Merz yönetimindeki Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ağır kayıplarla sarsıldı. Seçim sonuçlarını açıkça "felaket" olarak nitelendiren Merz, muhalefetten yükselen istifa seslerine karşılık başbakanlık ve parti genel başkanlığı görevlerini bırakmayacağını ilan etti.
CDU tarihi dip seviyeyi gördü: 1945’ten bu yana ilk meclis dışı kalış
Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletlerinde gerçekleşen sandık yarışında seçmenin tercihi merkezin dışındaki partilerden yana oldu. Berlin’de Sol Parti ipi göğüslerken, Mecklenburg-Vorpommern’de ise AfD birinci parti konumuna yükseldi.
Seçimin en çarpıcı gelişmesi ise CDU’nun Mecklenburg-Vorpommern’de yaşadığı hezimet oldu. Yalnızca yüzde 4,9 oy alabilen parti, yüzde 5’lik barajın altında kalarak eyalet meclisi dışında kaldı. Bu sonuç, 1945 yılından bu yana CDU’nun bir eyalet parlamentosuna giremediği ilk tarihi başarısızlık olarak kayıtlara geçti. Üstelik bu bölgenin, Almanya’yı 16 yıl yöneten eski Başbakan Angela Merkel’in seçim bölgesi olması, Merz üzerindeki sembolik baskıyı daha da artırdı.
AfD liderliğinden açık istifa çağrısı ve güvenlik duvarı denklemi
Saksonya-Anhalt’taki rekor oyların ardından Mecklenburg-Vorpommern’de de sandıktan birinci çıkan AfD, gücünü pekiştirmeye devam ediyor. AfD Eş Genel Başkanı Tino Chrupalla, çıkan tabloyu seçmenin iktidara verdiği net bir mesaj olarak yorumlayarak Başbakan Merz’i vakit kaybetmeden istifa etmeye çağırdı.
Ancak Almanya’daki yerleşik siyasi partilerin AfD ile ittifak kurmama yönünde uyguladığı "güvenlik duvarı" ilkesi nedeniyle, aşırı sağcı partinin birinci çıkmasına rağmen eyalet düzeyinde tek başına hükümet kurması beklenmiyor.
Merz radikalleşmeye karşı reform kartını açtı
Seçim gecesi Berlin’den bekledikleri rüzgarı arkalarına alamadıklarını samimiyetle dile getiren Friedrich Merz, buna karşın geri adım atmayacağını söyledi. Alman ekonomisinin kapsamlı bir değişimden geçtiğini belirten Başbakan; vergi, emeklilik, sağlık ve bürokrasinin azaltılması alanlarındaki dönüşüm hamlelerine kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.
Toplumda artan kutuplaşmaya dikkat çeken Merz, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Ülkemizin kurumlarına duyulan güven her geçen gün zayıflıyor ve bu durum hem sağ hem de sol radikal kesimler tarafından körükleniyor. Almanya reform yapma gücüne sahiptir. Otoriter eğilimlerin toplumumuza bir zehir gibi yayıldığı bu dönemde, hayata geçireceğimiz reformlar bu zehre karşı en etkili panzehir olacaktır.”