Yeni Birlik Gazetesi Dünya Tarihin kahini Nostradamus’tan dikkat çeken İran savaş kehaneti

Tarihin kahini Nostradamus’tan dikkat çeken İran savaş kehaneti

Nostradamus’un 1555’te yazdığı kehanetler, ABD/İsrail-İran savaşı bağlamında yeniden gündemde. 7 ay sürecek çatışma ve teknolojik savaş araçları öne çıkıyor.

MUHABİR: Coşkun Çelik

Fransız kâhin Michel de Nostredame, bilinen adıyla Nostradamus, 1555 yılında yayımladığı "Les Propheties" adlı kitabıyla dikkat çekiyor. Kitapta yer alan kehanetler, tarih boyunca Londra Yangını, Hitler’in yükselişi, 11 Eylül saldırıları ve Kraliçe II. Elizabeth’in ölümü gibi olaylarla ilişkilendirildi.

2026 yılına dair kehanetlerde ise Nostradamus, ABD/İsrail-İran savaşı ile ilgili dikkat çeken ifadeler kullandı. Özellikle savaşın şiddetini artırarak yedi ay süreceğini yazması öne çıkıyor.

Arılar ve teknolojik silahlar

Nostradamus’un kehanetinde “Büyük arı sürüsü yükselecek, geceleyin pusu kuracak” ifadeleri yer alıyor. Uzman yorumlarına göre arı sürüsü benzetmesi, İran Savaşı’nda kullanılan çok yönlü savaş dronlarını temsil edebileceği yönünde değerlendiriliyor.

Mars ve küresel çatışmalar

Kahinin “Mars yıldızlar arasında yoluna hükmettiğinde, insan kanı kutsal mekânı sulayacak” ifadesi de dikkat çekiyor. Mars’ın savaş tanrısı olarak anılması, yorumcular tarafından 2026 yılında şiddetli küresel çatışmaların olabileceği şeklinde değerlendiriliyor.

Tarihe dair diğer kehanetler

Nostradamus’un kehanetleri 100’er dörtlükten oluşan yüzyıllara dayanıyor. 2026 için 26. dizelere bakılıyor. Bu dizelerde, büyük bir adamın yıldırım çarpmasıyla vurulacağı, suikast veya teknolojik saldırılarla ilgili ifadeler yer alıyor.

Buna ek olarak Rusya-Ukrayna savaşı ve Avrupa’daki gerilimler, Nostradamus’un İsviçre ve Balkanlar ile ilgili dörtlükleriyle ilişkilendiriliyor. Üçüncü Yüzyıl dörtlükleri ise ABD’deki bazı liderler ve altın renkli heykellere dair yorumlarla gündeme geliyor.

Yedinci Yüzyıl dörtlüklerinde, denizlerde büyük çatışmalar öngörülüyor. Uzmanlara göre en riskli alan, Çin’in hak iddia ettiği Güney Çin Denizi olarak değerlendiriliyor. Onuncu Yüzyıl’ın dörtlüklerinde ise insanlığın büyük düşmanına dair ifadeler bulunuyor ve bu liderler otoriter yönetimlerle ilişkilendiriliyor.