Yeni Birlik Dünya Tel Aviv uçağında 11 Eylül planı: Flydubai pilotunun ifadesi ortaya çıktı

Tel Aviv uçağında 11 Eylül planı: Flydubai pilotunun ifadesi ortaya çıktı

BAE Başsavcılığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında yaşanan kokpit dehşetinin detaylarını açıkladı; yardımcı pilotun 11 Eylül saldırılarından ilham alarak uçağı Ben Gurion Havalimanı'na düşürmeyi planladığı iddia edildi.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Başsavcısı Hamad Seyf eş-Şamisi, 30 Eylül'de Dubai'den Tel Aviv'e doğru havalanan Flydubai'ye ait FZ1073 sefer sayılı yolcu uçağında yaşanan saldırı girişiminin detaylarını kamuoyuyla paylaştı. Umman vatandaşı 29 yaşındaki yardımcı pilotun, 11 Eylül saldırılarından ilham alarak uçağın kontrolünü ele geçirmeye ve Tel Aviv'deki Ben Gurion Havalimanı yolcu terminaline intihar saldırısı düzenlemeye çalıştığı belirlendi.

11 Eylül'den İlham Aldı, Mesleğini Buna Göre Seçti

BAE resmi ajansı WAM üzerinden açıklanan soruşturma raporlarına göre, sanığın aşırılık yanlısı eğilimleri 2017 yılında Avustralya'daki eğitimi sırasında başladı. Tekfirci düşünceleri benimseyen ve terör örgütlerinin içeriklerini takip eden sanık, pilotluk mesleğini uçakla bir terör eylemi gerçekleştirmek amacıyla seçtiğini itiraf etti.

Kariyerine 2020-2024 yılları arasında Umman Hava Yollarında başlayan, 2025'in başında Fas Kraliyet Hava Yollarında kısa süre görev yapan sanık, Ocak 2026'da Flydubai bünyesine katıldı. Şamisi, sanığın işe alım sürecinde sabıka kaydı, uçuş lisansı ve güvenlik prosedürleri gibi tüm mesleki şartları sorunsuz bir şekilde karşıladığını, saldırı niyetine dair hiçbir belirti göstermediğini vurguladı.

Saldırı Öncesi İki Keşif Uçuşu

Soruşturma, yardımcı pilotun eylemi önceden planladığını ve hedefine ulaşmak için titiz bir hazırlık yaptığını ortaya koydu. Sanık, 30 Eylül'deki eyleminden önce katıldığı iki farklı Tel Aviv uçuşunda güzergah ve havalimanı terminalleri üzerinde keşif yaptı. Üçüncü Tel Aviv uçuşunda ise en yüksek can kaybını hedeflediği planını devreye soktu.

Kokpitte Baltalı Dehşet ve "7500" Alarmı

Olay, uçağın Ürdün hava sahasında seyrettiği sırada patlak verdi. Uçak önce genel acil durum anlamına gelen "7700", kısa süre sonra da uçağın kaçırıldığını işaret eden "7500" kodunu yayınladı.

Başsavcı Şamisi'nin açıklamasına göre, yardımcı pilot eylemi gerçekleştirmek için kokpitte bulunan acil durum baltasını kullandı. Kaptan pilotun baş bölgesinde hayati tehlike yaratan yaralar tespit edilirken, saldırı ancak kabin ekibi ve bazı yolcuların kokpite girerek duruma müdahale etmesiyle önlenebildi.

Soruşturma Çok Yönlü Sürüyor

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda BAE güvenlik ekiplerinin de katıldığı ilk incelemeler tamamlandı. Olayın ardından zorunlu iniş yapan uçaktaki her iki pilot, Suudi Arabistan'daki tedavilerinin ardından sorgulanmak üzere BAE'nin başkenti Abu Dabi'ye götürüldü.

Avukatı eşliğinde ifade veren yardımcı pilot eylemi tek başına planladığını ve uyguladığını iddia etse de BAE makamları bu beyanı doğrulamak için teknik kayıtları ve mürettebat ifadelerini çapraz incelemeye aldı. Savcılık, olası suç ortakları ve arkasındaki uluslararası bağlantıları deşifre etmek amacıyla soruşturmayı derinleştirerek sürdürüyor.