İran’da protestoların devam ettiği bir dönemde ABD ile yaşanan gerilim yeniden yükseldi. Washington’un İran’a yönelik olası bir askeri adımı tartışılırken, ABD Başkanı Donald Trump’ın art arda gelen açıklamaları dikkat çekti.
Trump, 14 Ocak’ta yaptığı açıklamada, İran’da infazların durdurulduğuna dair bilgi aldıklarını söylemiş, “Şu anda bir infaz planı ya da idam yok. Eğer böyle bir şey olursa hepimiz üzülürüz” ifadelerini kullanmıştı. Bu açıklamanın ardından İran yönetiminin bir günde gerçekleştirilmesi planlanan 800’den fazla infazı iptal ettiğini belirten Trump, bu karara “büyük saygı duyduğunu” söyleyerek teşekkür etmişti.
Ancak bu açıklamaların üzerinden kısa süre geçtikten sonra ton değişti.
Hamaney’den ABD ve İsrail suçlaması
İran lideri Ayetullah Ali Hamaney, iki haftayı aşan protestoların ülkeyi derinden etkilediğini belirterek, yaşananların arkasında ABD ve İsrail bağlantılı unsurların olduğunu öne sürdü. Washington ve Tel Aviv’i yaşanan şiddet olaylarından sorumlu tutan Hamaney, ABD Başkanı Trump’ı da “suçlu” ilan etti.
Hamaney, “Son yaşananlar bir Amerikan fitnesiydi” ifadelerini kullanarak, ABD’nin hedefinin İran’ı zayıflatmak olduğunu savundu. Ülkeyi savaşa sürüklemeyeceklerini vurgulayan Hamaney, sorumluların hesap vereceğini ve İran halkının bu süreci atlatacağını söyledi.
Trump’tan yeni çıkış
Hamaney’in açıklamalarından saatler sonra Trump, bu kez doğrudan İran liderliğini hedef alan bir mesaj verdi. Politico’ya konuşan Trump, “İran’da yeni bir lider aramanın zamanı geldi” ifadelerini kullandı.
Trump’ın bu sözleri, kısa süre önceki teşekkür mesajlarıyla birlikte değerlendirildiğinde, Washington’un Tahran’a yönelik söyleminde hızlı bir sertleşmeye işaret etti.
Protestolar nasıl başladı?
İran’da 28 Aralık’ta yerel para biriminin döviz karşısında hızla değer kaybetmesi ve ekonomik sıkıntıların derinleşmesiyle, Tahran Büyük Çarşı’da esnafın öncülüğünde başlayan gösteriler kısa sürede ülke geneline yayıldı. Başkent Tahran’da 8 Ocak’ta şiddetlenen protestoların ardından, ülke yönetimi internet erişimini kısıtlama yoluna gitmişti.
Yaşanan gelişmeler, İran’daki iç gerilim ile ABD-İran hattındaki tansiyonun önümüzdeki günlerde de gündemde kalacağını gösteriyor.