İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, başkentte düzenlediği haftalık basın toplantısında bölgesel güvenlik ve Hürmüz Boğazı'nın durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bekayi, hem üçüncü taraflar hem de New York'taki diplomatik temaslar üzerinden ABD tarafına iletilen 7 aşamalı, 7 günlük planın ülkesinin "son girişimi" niteliğinde olduğunu kaydetti. İleri sürülen şartların makul, açık ve uygulanabilir olduğunu savunan Sözcü, mevcut tıkanıklığın aşılması noktasında inisiyatifin artık Washington yönetimine geçtiğini vurguladı.
Hürmüz Boğazı için deniz ablukası şartı
Körfez'deki seyrüsefer güvenliğinin yeniden tesis edilmesinin ön koşullara bağlı olduğunu hatırlatan Bekayi, özellikle deniz ablukasına dikkat çekti. İran'ın meşru talepleri fiiliyata dökülmeden kalıcı bir uzlaşma zeminine ulaşılamayacağını belirten Sözcü, şu çerçeveyi çizdi:
"Deniz ablukası kalkmadan, İran'ın talepleri karşılanmadan ve bu talepler uygulanma aşamasına geçirilmeden Hürmüz Boğazı açılamaz, boğaz güvenli hale getirilemez ve nihai bir anlaşma süreci başlatılamaz. Bölgeye güvenliğin geri dönmesi için taleplerin uygulanması gereklidir. Ancak bunlardan sonra süreç hakkında konuşabiliriz. Top ABD'nin sahasında. ABD karar almalı."
Sunulan 7 maddelik yol haritasının İran'ın diplomasiye tanıdığı iyi niyet alanı olduğunu aktaran Bekayi, şartların kabul görmesi durumunda hem boğazın ulaşıma açılabileceğini hem de kapsamlı müzakere sürecinin önünün açılacağını ifade etti.
Doha'da perde arkası diplomasi ve heyetin durumu
Washington hattında dolaylı diplomatik temasların kesilmediğini bildiren Sözcü Bekayi, müzakereleri koordine etmek ve mesaj alışverişini kolaylaştırmak üzere Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi'nin Katar'da bulunduğunu aktardı.
Tahran'ın diplomatik temsil kanadındaki yapılanmaya da değinen Bekayi, müzakere heyetinde herhangi bir görev değişikliğine gidilmediğini, sürecin Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf liderliğinde yürütülmeye devam ettiğini bildirdi.
Tehditlere karşı kararlılık mesajı
ABD makamlarından gelen olası askeri müdahale ve saldırı tehditlerine karşı Tahran'ın geri adım atmayacağının altını çizen Bekayi, bu tür baskıların aksine sonuç doğuracağını belirtti. Bekayi, Washington kaynaklı tehdit söylemlerinin ülkesinin savunma kapasitesini ve caydırıcılık kabiliyetini geliştirme yönündeki iradesini daha da pekiştirdiğini kaydetti.