Washington ile Tahran arasında uzun süredir devam eden nükleer gerilim, yeniden tehlikeli bir eşiğe geldi. ABD basınına yansıyan bilgilere göre Beyaz Saray, İran’ın nükleer programı konusunda uzlaşmaya yanaşmaması halinde askeri seçenekleri hızlandırdı. Wall Street Journal’ın üst düzey kaynaklara dayandırdığı rapor, olası bir operasyonun birkaç gün içinde başlayabilecek şekilde hazırlandığını öne sürüyor. Gözler şimdi hem müzakerelerin gidişatında hem de Donald Trump’ın işaret ettiği kritik 10 günlük takvimde.
ABD İran nükleer programı krizi neden yeniden tırmandı?
ABD yönetimi, İran’ın nükleer faaliyetlerini sınırlamaya yönelik diplomatik sürecin sonuçsuz kalma ihtimaline karşı yeni senaryoları masaya aldı. Washington’un temel hedefinin, Tahran’ın nükleer kapasitesini askeri baskıyla durdurmak olduğu değerlendiriliyor.
Amerikan tarafında son haftalarda yapılan stratejik toplantıların ağırlıklı olarak geniş çaplı bir hava harekatı üzerine yoğunlaştığı belirtiliyor. Bu durum, diplomasi kanalı açık tutulsa bile askeri seçeneğin artık “uzak bir ihtimal” olarak görülmediğine işaret ediyor.
ABD İran askeri hazırlık sürecinde hangi adımlar öne çıkıyor?
WSJ’nin haberine göre ABD ordusu, müzakerelerin tamamen tıkanması durumunda devreye alınabilecek aşamalı bir operasyon planı üzerinde çalışıyor. Bu planın en dikkat çeken yönü, ilk saldırı dalgasının Beyaz Saray’dan onay çıkması halinde yalnızca birkaç gün içinde uygulanabilecek şekilde hazırlandığı iddiası.
Öne çıkan başlıklar arasında hazırlık seviyesinin en üst düzeye çıkarılması, hava gücünün geniş çaplı senaryolara göre konumlandırılması ve İran’ın olası karşı hamlelerine karşı bölgesel savunma planlarının güncellenmesi yer alıyor.
ABD’li savunma birimlerinin, İran’ın balistik füze kapasitesi ve bölgedeki vekil güçleri üzerinden geliştirebileceği misilleme senaryolarına özel olarak çalıştığı da aktarılıyor.
WSJ harekat planı neyi hedefliyor, ilk aşama nasıl şekillenebilir?
Wall Street Journal’ın raporuna göre planın ilk aşamasında İran’a ait belirli askeri mevzilerin ve bazı hükümet yerleşkelerinin hedef alınması öngörülüyor. Bu bölümün, “uyarı niteliğinde” bir müdahale olarak tasarlandığı iddia ediliyor.
İddiaya göre Washington, ilk saldırı dalgasının ardından Tahran’ın geri adım atmaması halinde harekatın kapsamını genişletmeyi hedefliyor. Böyle bir senaryoda operasyonun yalnızca sınırlı askeri noktalarla kalmayıp stratejik tesislerin tamamına yayılabileceği belirtiliyor.
Bu yaklaşım, ABD’nin “kademeli baskı” modeliyle İran’ı nükleer program konusunda zorlamayı amaçladığı yorumlarına neden oluyor.
Trump 10 günlük mühlet açıklaması ne anlama geliyor?
ABD Başkanı Donald Trump, sürecin geleceğine dair en net zaman çizelgesini kamuoyuyla paylaşan isim oldu. Trump, krizin nereye evrileceğinin yaklaşık 10 gün içinde netleşeceğini söyledi.
Trump’ın açıklamasında iki mesaj öne çıktı: Birincisi, İran ile “anlamlı bir anlaşma” yapılmasının zorunluluk olduğu vurgusu. İkincisi ise anlaşma sağlanmaması halinde “kötü şeylerin” yaşanabileceği uyarısı.
Bu sözler, Washington’un diplomasi kapısını tamamen kapatmadığını ancak askeri seçeneği en güçlü alternatif olarak masada tuttuğunu bir kez daha gösterdi.
ABD İran nükleer programı için diplomasi mi, askeri hazırlık mı ağır basıyor?
Washington yönetiminin açıklamaları ve sızan plan iddiaları birlikte okunduğunda, iki kulvarın aynı anda ilerlediği görülüyor: Diplomasi ve askeri hazırlık.
ABD, kamuoyu önünde müzakereleri sürdürme mesajı verirken, arka planda olası bir operasyonun uygulanabilirliğini artıracak şekilde askeri seçenekleri güncelliyor. Bu strateji, “anlaşma olmazsa sonuçları olur” yaklaşımını güçlendirmeyi amaçlıyor.
Ancak bu durum, Tahran’ın da askeri baskıya karşı daha sert bir tutum benimsemesine yol açabileceği için, riskleri büyüten bir dengeye işaret ediyor.
WSJ harekat planı Orta Doğu dengelerini nasıl etkileyebilir?
Böylesi bir harekat planının devreye girmesi, yalnızca ABD ve İran arasında sınırlı kalacak bir kriz anlamına gelmiyor. İran’ın bölgedeki etkisi, vekil güçler üzerinden kurduğu ağ ve füze kapasitesi dikkate alındığında, olası bir saldırının zincirleme etkiler doğurabileceği değerlendiriliyor.
Bölge ülkeleri açısından en kritik risk, çatışmanın kısa sürede genişleyerek enerji hatları, deniz ticareti ve güvenlik dengelerini sarsması. Bu nedenle askeri hareketlilik, sadece Washington ve Tahran tarafından değil, Türkiye dahil birçok ülke tarafından yakından izleniyor.
Trump 10 günlük mühlet sonunda hangi senaryolar masada?
Uluslararası kamuoyu, Trump’ın işaret ettiği 10 günlük sürenin sonunda Washington’un nasıl bir yol haritası izleyeceğine kilitlenmiş durumda. Bu sürenin sonunda üç temel senaryo öne çıkıyor:
İlk senaryo, İran’ın müzakere masasında daha esnek bir çizgiye gelmesi ve diplomatik bir çerçevede ilerleme sağlanması. İkinci senaryo, müzakerelerin tamamen kopması ve WSJ’nin iddia ettiği şekilde aşamalı operasyon planının devreye alınması. Üçüncü senaryo ise askeri baskının artırılıp doğrudan saldırı yerine yeni yaptırım ve bölgesel konuşlandırmalarla “kontrollü gerilim” stratejisinin sürdürülmesi.
Şimdilik kesin olan tek şey, Washington ile Tahran arasındaki nükleer gerilimin artık yalnızca diplomatik açıklamalarla sınırlı kalmayacak kadar kritik bir aşamaya gelmiş olması.