İsrail’in önde gelen gazetelerinden Yedioth Ahronoth, Tel Aviv koridorlarındaki "belirsizlik" fırtınasını sayfalarına taşıdı. Habere göre, savaşın beşinci haftasında diplomasi trafiği hiç olmadığı kadar hızlandı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in, Tahran’ın kilit müttefiki Pakistan’ın Kara Kuvvetleri Komutanı Asim Munir ile temas kurduğu iddia ediliyor. Öte yandan Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile doğrudan bir iletişim kanalı kurması, İsrail tarafında "masada satılma" korkusunu tetikledi.
Tel Aviv’in Kabusu: "Yarım Kalan Hesap" Endişesi
İsrailli yetkililer için en kötü senaryo, İran’ın askeri ve nükleer kapasitesi tam anlamıyla yok edilmeden bir ateşkesin imzalanması. Washington’dan gelen çelişkili mesajlar, İsrail hükümetinde karamsarlığı artırırken; Trump’ın müzakerelere alan açmak için operasyonu durdurma ihtimali "en kötü sonuç" olarak niteleniyor. Tel Aviv’e göre, hedeflere tam ulaşılmadan durmak, İran’ın yeniden toparlanmasına imkan tanımak anlamına geliyor.
Kritik Eşik 6 Nisan: Enerji Hatları Hedefte mi?
Savaşın seyri için gözler Trump’ın işaret ettiği 6 Nisan tarihine çevrildi. Hürmüz Boğazı’nın trafiğe açılmaması durumunda İran’ın enerji altyapısının yerle bir edileceği tehdidi hala masada. 31 Mart’ta askeri hedefleri büyük ölçüde vuran İsrail, şimdi Tahran ekonomisini tamamen çökertecek "ekonomik imha" saldırıları için emir bekliyor. Hedef belli: Rejimi istikrarsızlaştıracak kadar büyük bir ekonomik yıkım.
"Trump’ın Öngörülemezliği" İsrail’i Tedirgin Ediyor
İsrailli üst düzey bir yetkili, gazetedeki demecinde Trump’ın hamlelerini kestirmenin imkansız olduğunu vurguladı. "Bir yandan zafer umarken, diğer yandan masada bırakılma riskinin ağırlığını hissediyoruz" diyen yetkili, Tel Aviv’in şu an tam bir stratejik körlük içinde olduğunu itiraf etti. ABD’nin geçici bir ateşkesle Tahran’a "can simidi" atıp atmayacağı, önümüzdeki 48 saat içinde netleşecek.