Görüşmede Çin'in Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi daimi üyesi sorumluluğuyla hareket ettiğini vurgulayan Dışişleri Bakanı Wang Yi, çatışmaların uzamasının hiçbir tarafın çıkarına hizmet etmediğini ifade etti. Tahran ile Pekin'in kapsamlı bir stratejik ortaklığa sahip olduğunu belirten Wang, Çin'in İran'ın uluslararası hukuktan doğan meşru haklarını desteklemeyi sürdüreceğini dile getirdi.
Çinli Bakan, Washington ve Tahran yönetimlerine sükunet çağrısında bulunarak, tarafların daha önce sağlanan mutabakatlar çerçevesinde diyalog masasına dönmesi gerektiğini vurguladı.
Tahran Diplomatik Çözümden Yana
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ise Körfez ve Orta Doğu'daki güncel gelişmelere dair Çin tarafını bilgilendirdi. Tahran'ın bölgede gerginliğin tırmanmasını arzu etmediğini ve sorunların diplomasi yoluyla çözülmesini hedeflediğini kaydeden Erakçi, ülkesinin ulusal çıkarlarından taviz vermeyeceğinin altını çizdi.
İran-ABD Mutabakat Muhtırası'nın geçerliliğini koruduğunu belirten Erakçi, Hürmüz Boğazı'nın seyrüsefer güvenliğine ilişkin Umman ile varılan planlamalara dikkat çekerek ABD'nin üstlendiği taahhütleri fiilen yerine getirmesi gerektiğini savundu.
Zirve Öncesi İkinci Kritik Yüz Yüze Temas
Söz konusu buluşma, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik gerçekleştirdiği askeri hamlelerin ardından iki ülke dışişleri bakanlarının Pekin'de yaptığı ikinci yüz yüze görüşme olarak kayıtlara geçti. İki mevkidaş, en son Hindistan'da düzenlenen BRICS Zirvesi marjında bir araya gelmişti.
İran petrolünün en büyük alıcıları arasında ilk sırada yer alan Çin ile Tahran arasındaki ticaret hacmi, son dönemde 41 milyar dolar seviyesini aşarak stratejik bağların ekonomik boyutunu da gözler önüne seriyor.