Yeni Birlik Gazetesi Dünya Trump ve Muhammed bin Selman İran’a Karşı Baskıyı Görüştü: “Yılanın Başını Kesin” Sözü Yeniden Gündemde

Trump ve Muhammed bin Selman İran’a Karşı Baskıyı Görüştü: “Yılanın Başını Kesin” Sözü Yeniden Gündemde

ABD, İsrail ve İran arasında devam eden savaşın bölgesel etkileri giderek büyürken, Washington ile Riyad arasındaki temaslar da yoğunlaştı. Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump’ın Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman başta olmak üzere Arap liderlerle sık sık görüştüğünü doğruladı. Görüşmelerde İran’a karşı askeri baskının sürdürülmesi gerektiği yönündeki değerlendirmelerin öne çıktığı bildirildi.

ABD, İsrail ve İran arasında devam eden savaşın bölgesel etkileri giderek büyürken, Washington ile Riyad arasındaki temaslar da yoğunlaştı. Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump’ın Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman başta olmak üzere Arap liderlerle sık sık görüştüğünü doğruladı. Görüşmelerde İran’a karşı askeri baskının sürdürülmesi gerektiği yönündeki değerlendirmelerin öne çıktığı bildirildi.

Trump ve Muhammed bin Selman İran Konusunu Görüştü

Beyaz Saray yetkililerine göre Trump, İran ile devam eden savaş sırasında bölgedeki müttefikleriyle yakın temas halinde bulunuyor. Özellikle Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile yapılan görüşmelerde savaşın seyri, İran’ın askeri kapasitesi ve bölgesel güvenlik konuları ele alındı.

Yetkililer, Veliaht Prens’in Washington yönetimine İran’a karşı askeri baskının sürdürülmesi gerektiğini tavsiye ettiğini aktardı.

“Yılanın Başını Kesin” Sözü Yeniden Gündeme Geldi

ABD ve Suudi Arabistan arasındaki bu yaklaşım, Suudi Arabistan’ın 2015 yılında hayatını kaybeden eski kralı Kral Abdullah’ın Washington yönetimine yıllar önce verdiği tavsiyeyi yeniden gündeme taşıdı.

Kral Abdullah’ın İran’ın bölgedeki etkisine karşı ABD’ye sık sık “Yılanın başını kesin” ifadesini kullandığı biliniyor. Uzmanlara göre mevcut gelişmeler, Riyad’ın İran’a yönelik sert tutumunun devam ettiğini gösteriyor.

Savaş Suudi Arabistan’a da Sıçradı

28 Şubat’ta başlayan saldırıların ardından İran ile ABD ve İsrail arasında yaşanan savaş kısa sürede bölgesel bir krize dönüştü. İran’ın misilleme saldırıları kapsamında Suudi Arabistan da hedef alınan ülkeler arasında yer aldı.

İran’a ait drone ve seyir füzelerinin Riyad ve ülkenin doğusundaki bazı petrol tesislerini hedef aldığı bildirildi. Suudi hava savunma sistemlerinin birçok saldırıyı engellediği belirtilse de bazı enerji tesislerinin zarar gördüğü ve sivil kayıpların yaşandığı ifade edildi.

Ayrıca bölgede bulunan ABD askerlerinin bulunduğu bazı askeri noktaların da saldırılardan etkilendiği aktarıldı.

Riyad Yönetimi: Kendimizi Savunma Hakkımız Var

Suudi Arabistan yönetimi, İran’ın saldırılarından Tahran’ı sorumlu tutarak ülkenin kendini savunma hakkına sahip olduğunu açıkladı.

Riyad, İran’ın havaalanları ve enerji altyapısını hedef alan saldırılarının bölgesel güvenliği ciddi şekilde tehdit ettiğini vurguladı. Öte yandan Suudi Arabistan’ın savaşta doğrudan saldırı rolü üstlenmediği ancak hava sahasını ve enerji altyapısını korumak için savunma önlemlerini artırdığı bildirildi.

Petrol Fiyatları Yükseldi, Hürmüz Boğazı Endişesi Artıyor

Savaşın küresel etkileri enerji piyasalarında da hissedilmeye başladı. İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehdidi ve bölgedeki saldırılar nedeniyle petrol fiyatlarında hızlı yükseliş yaşandı.

Suudi Arabistan’ın petrol devi Aramco, küresel enerji piyasası için “felaket sonuçlar doğabilecek bir kriz” uyarısında bulundu.

Uzmanlar, Washington ile Riyad arasındaki yakın koordinasyonun savaşın gidişatını belirleyebilecek önemli faktörlerden biri olduğunu değerlendiriyor. İran, ABD ve İsrail arasındaki gerilim sürerken Orta Doğu’da güvenlik dengeleri de yeniden şekilleniyor.