Trump, yaptığı açıklamada İran rejiminden kaynaklanan tehditleri ortadan kaldırmayı hedeflediklerini belirtti. Açıklamasında, “Amacımız İran rejiminden kaynaklanan tehditleri ortadan kaldırarak Amerikan halkını savunmaktır. Onların füzelerini imha edeceğiz ve füze altyapılarını yerle bir edeceğiz. Donanmalarını yok edeceğiz. Bölgedeki terörist vekillerin artık bölgeyi veya dünyayı istikrarsızlaştıramamalarını sağlayacağız” ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı, İran’ın nükleer silah elde etmesine izin vermeyeceklerini belirterek, “Mesajımız çok basit. Onların asla nükleer silahı olmayacak. Bu rejim yakında Amerika Birleşik Devletleri Silahlı Kuvvetlerinin gücüne ve kudretine kimsenin meydan okumaması gerektiğini öğrenecek” dedi.
İranlı Yetkililerin Sağlık Durumu Açıklandı
İsrail ve ABD unsurlarının İran’a yönelik saldırılarında seyir füzeleri ve Tomahawk füzelerinin kullanıldığı bildirildi. İran’dan yapılan açıklamada, dini lider Ali Hamaney ve Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan başta olmak üzere üst düzey yöneticilerin sağlık durumlarının iyi olduğu belirtildi.
Saldırıların ardından bölgede güvenlik önlemlerinin artırıldığı ve gelişmelerin yakından takip edildiği kaydedildi.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
28 Şubat 2026 tarihinde gerçekleşen saldırılar ve sonrasındaki açıklamalar, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. İsrail’in 1960’lı yıllardan bu yana nükleer silahlara sahip olduğu yönündeki değerlendirmeler yeniden gündeme gelirken, bölgedeki güvenlik dengeleri tartışma konusu oldu.
ABD ve İsrail’in son operasyonlarının, İran’ın nükleer programı ve bölgesel güvenlik politikaları çerçevesinde değerlendirildiği belirtiliyor. İran’ın 400 kilogram zenginleştirilmiş uranyuma sahip olduğu yönündeki iddialar da uluslararası basında yer aldı.
Bölgede artan askeri hareketlilik ve karşılıklı açıklamalar, Orta Doğu’daki güvenlik ortamının seyrine ilişkin tartışmaları beraberinde getirdi. Gelişmelerin uluslararası diplomasi ve güvenlik politikaları üzerindeki etkileri yakından izleniyor.