Yeni Birlik Gazetesi Dünya Trump'tan İsrail'e Lübnan yasağı: Bombalamalar tamamen yasaklandı

Trump'tan İsrail'e Lübnan yasağı: Bombalamalar tamamen yasaklandı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını ABD kararıyla yasakladığını duyurarak sert bir mesaj verdi: "İsrail artık Lübnan'ı bombalamayacak. Yeter artık!"

ABD Başkanı Donald Trump, Orta Doğu politikasında taşları yerinden oynatacak radikal kararlarını sosyal medya platformu Truth Social üzerinden duyurmaya devam ediyor.

İran ile yürütülen müzakerelerde Hürmüz Boğazı'ndaki mayınların temizlenmesi sürecine teşekkür eden Trump, eş zamanlı olarak İsrail'e Lübnan konusunda bugüne kadarki en sert uyarısını yaptı. Trump, İsrail'in Lübnan'a yönelik hava saldırılarının ve bombardımanlarının ABD tarafından resmen yasaklandığını ilan etti.

"Lübnan'ı yeniden büyük yapacağız"

Trump yaptığı açıklamada, Lübnan konusunun mevcut nükleer ve bölgesel anlaşmalardan bağımsız olarak ele alınacağını ancak Hizbullah meselesinin ABD tarafından uygun bir şekilde çözüleceğini belirtti. İsrail'e yönelik "Yeter artık" ifadesini kullanan Trump, "İsrail artık Lübnan'ı bombalamayacak. ABD tarafından bunu yapmaları yasaklandı" diyerek Washington'ın bölgedeki askeri operasyonlar üzerindeki mutlak otoritesini vurguladı. Trump ayrıca, Lübnan için ekonomik ve siyasi istikrar vaadinde bulunarak "Lübnan'ı yeniden büyük yapacağız" mesajını verdi.

NATO'ya "Uzak durun" çağrısı ve bölgesel ittifaklar

Başkan Trump, açıklamalarında sadece İsrail'i değil, NATO'yu da hedef aldı. Hürmüz Boğazı meselesinde NATO'nun yardım teklifini reddeden Trump, ittifakı "kağıttan kaplan" olarak nitelendirerek uzak durmaları gerektiğini söyledi. Öte yandan bölgedeki stratejik ortakları Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar'a teşekkür eden Trump, bu ülkelerin "büyük cesaret" gösterdiğini ifade etti.

Uluslararası hukukta devletler arası müdahale ve yaptırım gücü

Trump'ın "yasaklama" olarak nitelendirdiği bu hamle, uluslararası ilişkilerde "tek taraflı dış politika direktifi" olarak tanımlanmaktadır. 2026 yılı diplomatik teamüllerine göre, ABD'nin İsrail gibi stratejik ortaklarına yönelik askeri kısıtlama kararları, genellikle askeri yardımların durdurulması veya mühimmat desteğinin kesilmesi gibi somut yaptırım tehditleriyle desteklenmektedir. Uzmanlar, Trump'ın bu çıkışının Birleşmiş Milletler'in bölgedeki 1701 sayılı kararıyla da uyumlu bir barış tesis etme çabası olabileceğini, ancak yöntemin alışılmışın dışında bir baskı içerdiğini belirtiyor.

İran'ın deniz mayınlarını temizlemesini "dünya için harika ve parlak bir gün" olarak niteleyen Trump'ın, bölgede kurmaya çalıştığı yeni güvenlik mimarisinde İsrail-Lübnan hattındaki gerilimi tamamen sonlandırmakta kararlı olduğu görülüyor.