Şubat 2026’nın son günlerinde hız kazanan ABD ve İsrail’in ortak askeri operasyonları, İran’ın askeri tesislerini hedef alan yoğun hava saldırılarıyla yürütülüyor. Bölgedeki gelişmeler, Orta Doğu’daki güvenlik dengelerini etkileyen yeni bir jeopolitik gerilim sürecine işaret ediyor.
Operasyonların ardından İran lideri Ali Hamaney’in ortak hava saldırılarında hayatını kaybettiği duyuruldu. Bu gelişmenin ardından ABD Başkanı Donald Trump, saldırıların “küresel barış” hedefi doğrultusunda sürdürüldüğünü belirtti. Trump, Tahran’ın nükleer programı ile uzun menzilli füze kapasitesinin gelişmesini engellemeyi amaçladıklarını ifade ederek operasyonların haftalar boyunca aralıksız sürebileceğini açıkladı.
Kürt Liderlerle Temas İddiaları
Uluslararası basında yer alan haberlere göre Washington yönetimi, operasyonların devam ettiği süreçte Kürt siyasi liderlerle temaslarını yoğunlaştırdı. Axios, The Washington Post ve The New York Times’ın aktardığı bilgilere göre ABD Başkanı Trump, Mart 2026’nın başında Iraklı Kürt liderler Mesud Barzani ve Bafel Talabani ile İranlı Kürt siyasi figürlerinden Mustafa Hicri başta olmak üzere çeşitli isimlerle görüşmeler gerçekleştirdi.
Söz konusu temaslarda, Kürt güçlerinin İran içlerine yönelik olası bir kara harekâtına katılması ihtimali üzerinde durulduğu belirtildi. Haberlere göre bu kapsamda ABD tarafından lojistik destek ve hava güvencesi sağlanabileceği yönünde değerlendirmeler de gündeme geldi.
Trump’ın Açıklamaları
ABD Başkanı Trump, Reuters’a verdiği demeçte Kürt güçlerinin kara harekâtı başlatma ihtimaline ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Trump, “Bunu yapmak isterlerse harika bir fikir olur, ben de tamamen arkalarında dururum.” ifadelerini kullandı.
Beyaz Saray ise bu açıklamaların ardından söz konusu değerlendirmelerin etkisini sınırlamaya yönelik açıklamalar yaptı. Ancak bölgedeki gelişmeler ve diplomatik temaslar, Washington’ın Kürt aktörlerle yürüttüğü temasların uluslararası kamuoyunda tartışılmasına neden oldu.
İran’ın Tepkisi ve Füze Saldırıları
Tahran yönetimi, kendisine karşı yürütülen girişimlere sert tepki gösterdi. İran yetkilileri, “ayrılıkçı” olarak tanımlanan hareketlere karşı kararlı şekilde mücadele edeceklerini açıkladı.
Bu açıklamaların ardından İran’ın, Irak’ın Erbil ve Süleymaniye bölgelerinde bulunan muhalif Kürt kamplarına füze saldırıları düzenlediği bildirildi. Saldırılarda sivillerin de hedef alındığı yönünde bilgiler paylaşıldı.
Kürt Siyasi Aktörlerin Tutumu
Bölgedeki gelişmeler sürerken Kürt siyasi liderlerin temkinli bir yaklaşım sergilediği ifade ediliyor. Geçmişte yaşanan bazı siyasi ve askeri gelişmelerin, Kürt liderlerin dış aktörlerle kurulacak askeri iş birliklerine ilişkin değerlendirmelerinde etkili olduğu belirtiliyor.
Irak Cumhurbaşkanı Abdüllatif Reşid’in eşi ve Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) lideri Bafel Talabani’nin teyzesi Şanaz İbrahim Ahmed de Mart 2026’nın ilk günlerinde X hesabı üzerinden yaptığı açıklamada Kürtlerin çatışmalarda bir araç olarak kullanılmasına karşı olduklarını ifade etti.
Ahmed açıklamasında, Kürtlerin büyük güçlerin çatışmalarında kullanılmasını kabul etmediklerini belirterek “Kürtleri kendi hallerine bırakın. Biz paralı asker değiliz.” ifadelerini kullandı.
IKBY’nin Tarafsızlık Vurgusu
Söz konusu açıklamalar, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) resmi söylemiyle de örtüşen bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor. Bölgesel yönetimin açıklamalarında tarafsızlık ve bölgesel istikrarın korunması yönündeki tutum öne çıkıyor.
Bölgedeki gelişmeler devam ederken, ABD’nin Kürt aktörlerle yürüttüğü temaslar ile İran’ın verdiği askeri ve siyasi tepkiler Orta Doğu’daki güvenlik ve siyasi dengeler açısından yakından takip ediliyor.