Lübnan topraklarında 2 Mart’ta başlayan yoğun işgal ve saldırılar, binlerce can kaybına yol açarken diplomatik kanatta tansiyon hiç olmadığı kadar yüksek. ABD Başkanı Trump’ın 17 Nisan’da yürürlüğe giren geçici ateşkesi 3 hafta daha uzattığını duyurmasının ardından, İsrail ordusunun bölgedeki saldırılarını durdurmaması Washington’u harekete geçirdi. İsrail’in Kanal 12 televizyonunun haberine göre, Başkan Trump ile Başbakan Netanyahu arasında gerçekleşen telefon görüşmesinde gergin anlar yaşandı. Netanyahu, kuzey sınırındaki güvenliği öne sürerek saldırıların devam etmesi gerektiğini savunurken; Trump’ın cevabı net oldu: "Ateşkesi tehlikeye atacak adımlardan kaçının." Trump ayrıca, İran ve Lübnan meselelerinin birbirinden ayrılamaz bir bütün olduğunu vurgulayarak stratejik bir uyarıda bulundu.
İsrail Savunma Bakanı'ndan Vahşet İtirafı: "Gazze Modeli"
Diplomatik temaslar sürerken, İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz’dan gelen açıklama uluslararası kamuoyunda infial yarattı. Lübnan’ın güneyindeki yıkımla övünen Katz, "Lübnan’ın güneyi şu an Gazze ile aynı durumda" diyerek işgalin boyutunu itiraf etti. Katz, orduya "Gazze Şeridi’nde uygulanan yıkım modelinin aynısını Lübnan’ın güneyinde de gerçekleştirme" talimatı verdiklerini açıkça belirtti.
Ölü Sayısı 2 Bin 500’ü Aştı: Ateşkes Kağıt Üstünde Mi?
Lübnan Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bin 500’ü geçti. Trump’ın uzattığı ateşkese rağmen İsrail ordusunun hem işgal ettiği alanlarda hem de kuzeydeki beldelerde hava ve topçu atışlarına devam etmesi, "Ateşkes sadece kağıt üstünde mi kalacak?" sorusunu akıllara getiriyor.
Hizbullah Tesisleri Bahaneli Topyekün Yıkım
Katz, son olarak Kantara beldesinde Hizbullah’a ait olduğu iddia edilen yeraltı tesislerinin havaya uçurulmasını örnek göstererek, saldırıların şiddetinin artacağı sinyalini verdi. Ancak sahadan gelen bilgiler, "Hizbullah tesislerini yok etme" bahanesinin sivil yerleşim alanlarında topyekün bir yıkıma dönüştüğünü kanıtlıyor.