Orta Doğu'da şubat ayından bu yana tırmanan askeri gerilim ve küresel enerji piyasalarını sarsan deniz krizi, Washington-Tahran hattından gelen tarihi bir açıklamayla yeni bir dönüm noktasına ulaştı.
ABD Başkanı Donald Trump, kendisine ait sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı geniş kapsamlı açıklamada, İran ile yürütülen barış anlaşması müzakerelerinde gelinen son durumu paylaştı. Trump, küresel petrol ticaretinin kalbi konumundaki Hürmüz Boğazı ve çevresinde uygulanan ABD deniz ablukasının resmen sonlandırıldığını duyurdu.
"Durum Odası'nda nihai kararı vereceğiz"
Beyaz Saray'ın ulusal güvenlik bürokrasisiyle bir araya geleceğini belirten ABD Başkanı Trump, İran ile olası bir barış anlaşmasının metni üzerinde henüz kesin bir sonuca varılmadığını, ancak kritik bir aşamaya geçildiğini kaydetti.
Trump, "Şu anda nihai kararı (final determination) vermek üzere Beyaz Saray Durum Odası'na (Situation Room) geçiyorum" ifadelerini kullanarak, saatler içinde kritik askeri ve diplomatik adımların atılabileceğinin sinyalini verdi. Açıklamanın ardından küresel piyasalarda Dow Jones ve S&P endekslerinde yukarı yönlü sert hareketlenmeler gözlendi.
"Gemiler artık evlerine dönebilir"
Trump’ın paylaştığı mesajda en dikkat çeken bölüm ise aylardır bölgede mahsur kalan ticari gemilere yönelik oldu.
ABD’nin bölgede kurduğu güçlü deniz kontrolüne atıfta bulunan Trump, şu ifadeleri kullandı:
"Muazzam ve benzeri görülmemiş deniz ablukamız nedeniyle Hürmüz Boğazı'nda sıkışıp kalan gemiler, artık ablukanın kaldırılmasıyla birlikte 'eve dönüş' sürecini başlatabilirler. Benden eşlerinize, kocalarınıza, anne babalarınıza ve ailelerinize kocaman bir 'merhaba' deyin!"
Ablukanın kaldırılmasına rağmen nihai anlaşmanın imzalanması için İran'a yönelik sert şartlarını yineleyen Trump; Tahran yönetiminin asla bir nükleer silaha veya bombaya sahip olamayacağını taahhüt etmesi gerektiğini vurguladı.
Hürmüz Boğazı'nın hiçbir geçiş ücreti veya vergi olmaksızın, her iki yönde de sınırsız sivil ticarete açılmasını isteyen ABD Başkanı, İran'ın yeraltı tesislerinde sakladığı zenginleştirilmiş nükleer materyallerin (nükleer toz) ise Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile tam koordinasyon halinde bizzat ABD tarafından çıkarılarak imha edileceğini belirtti. Bölgede daha önce döşenen deniz mayınlarının temizlenmesi sürecinin de eş zamanlı yürütüleceği bildirildi.