Tunus, Afrika ile Avrupa Arasında Ticaret Köprüsü Olma Yolunda: Dev Pazarda Yeni Strateji
Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Bölgesi (AfCFTA), yaklaşık 1,5 milyarlık nüfusu ve devasa ekonomik hacmiyle küresel ticaretin yeni çekim merkezi haline gelirken, Kuzey Afrika’nın stratejik oyuncusu Tunus bu büyük entegrasyonda kritik bir rol üstlenmeye hazırlanıyor. AfCFTA Genel Sekreteri Wamkele Mene’nin geçtiğimiz günlerde Tunus’a gerçekleştirdiği resmi ziyaret, ülkenin Akdeniz havzasındaki lojistik konumunu ticari bir avantaja dönüştürme hedeflerini yeniden ülkenin en önemli gündem maddesi yaptı. Tunuslu yetkililerle masaya oturulan görüşmelerde; gümrük süreçlerinin iyileştirilmesi, Afrika pazarlarına erişimin kolaylaştırılması ve lojistik altyapının modernize edilmesi gibi hayati başlıklar öne çıktı.
Avrupa Bağımlılığından Afrika Çeşitliliğine: Stratejik Eşik
Uzmanlar, AfCFTA liderliğinin Tunus temaslarını sıradan bir diplomatik ziyaretin ötesinde, derin stratejik mesajlar barındıran bir dönüm noktası olarak nitelendiriyor. İbn Rüşd Arap ve Afrika Stratejik Araştırmalar Vakfı Direktörü Kemal bin Yunus, Tunus’un artık yalnızca "Afrika’nın bir parçası" olduğunu söylemekle yetinemeyeceğini vurguluyor. Bin Yunus’a göre bu aidiyet duygusunun acilen ulaştırma, lojistik hatları, sınır ötesi yatırımlar ve özel sektör iş birlikleriyle somut ekonomik kazanımlara evrilmesi gerekiyor.
Tunus, son yıllarda geleneksel pazar payına sahip olduğu Avrupa’ya olan tek taraflı bağımlılığını kırmak amacıyla stratejik bir rota değişikliğine gidiyor. Kıtanın yakın gelecekte 2 milyar kişilik devasa bir üretim ve tüketim havuzuna dönüşeceği öngörülürken, Tunus bu büyümeden aslan payını almayı hedefliyor.

Coğrafi Güç Ekonomik Üstünlüğe Dönüşecek mi?
Akdeniz’e açılan stratejik limanları, Avrupa ile köklü ticari geçmişi, nitelikli iş gücü ve gelişmiş hizmet sektörü Tunus’u Afrika ile dünya arasında doğal bir köprü haline getiriyor. Ancak uzmanlar, bu coğrafi avantajların kendiliğinden bir ekonomik zafere dönüşmeyeceği konusunda hemfikir.
Tunus’un bu dev pazarda gerçek bir aktör olabilmesi için atması gereken kritik adımlar bulunuyor:
Deniz ve hava taşımacılığı ağlarının düzenli ve kesintisiz hale getirilmesi,
Liman altyapılarının modernizasyonu ile kapasite artırımı,
İhracatçılar için cazip finansman modellerinin oluşturulması,
Bürokratik engellerin azaltılarak yatırım ortamının hukuki açıdan öngörülebilir kılınması.
Entegrasyonun Önündeki Yapısal Duvarlar ve Lojistik Maliyetler
Tunus Üniversitesi Ekonomi Profesörü Rıza Şekendali ise madalyonun diğer yüzüne, yani kıtasal entegrasyonun getirdiği yapısal zorluklara dikkat çekiyor. Şekendali, serbest ticaret anlaşmalarının başarısının kağıt üzerindeki maddelerden ziyade, sahada malların serbestçe dolaşabilmesi, lojistik maliyetlerin düşürülmesi ve bürokrasinin hızlandırılmasıyla ölçüleceğini belirtiyor.
Tunus’un mevcut altyapısıyla Akdeniz’in dev ticaret limanlarıyla rekabet etmekte zorlandığını ifade eden Şekendali, Sahra Altı Afrika ile olan ekonomik bağların da henüz istenen olgunluğa erişmediğini kaydediyor. AfCFTA’nın küresel ölçekte tarihi bir proje olduğunu kabul eden ekonomist, kıta genelindeki korumacı politikaların, yetersiz ulaştırma ağlarının ve finansal entegrasyon eksikliğinin ticareti sınırlandırdığının altını çiziyor. Şekendali’ye göre, serbest ticaret sadece gümrük vergilerini sıfırlamak değil; ürünü güvenli, hızlı ve en düşük maliyetle hedefe ulaştırabilmektir.
Türkiye İçin Tunus: Afrika Sahrasına Açılan Stratejik Kapı
Tunus’un bu küresel hamlesi, Türk iş dünyası tarafından da yakından takip ediliyor. Türk yatırımcılar ve ticaret odaları, Tunus’u sadece 12 milyon nüfuslu yerel bir pazar olarak görmüyor; aksine Sahra Altı Afrika’nın derinliklerine ulaşacak stratejik bir üretim ve lojistik üssü olarak konumlandırıyor.
Tunus-Türk Ticaret ve Sanayi Odası yetkilileri, Türk firmalarına çağrıda bulunarak ülkenin sunduğu bölgesel entegrasyon avantajlarına odaklanılması gerektiğini belirtiyor. Akdeniz’e olan doğrudan erişim, serbest ticaret anlaşmalarıyla sağlanan gümrük muafiyetleri ve Afrika pazarlarına olan coğrafi yakınlık, Tunus’u Türk markaları için kıtada stratejik bir dağıtım merkezi haline getirebilecek en güçlü kozlar arasında yer alıyor.