Türkiye’nin savunma sanayiinde son yıllarda yakaladığı ivme, Güney Asya’da somut karşılık bulmaya başladı. Bölge ülkeleri, artan hava tehditlerine karşı çözüm arayışında Türk yapımı sistemlere yönelirken, Ankara’nın geliştirdiği teknolojiler Asya savunma denkleminde daha görünür hale geliyor.
Endonezya’nın ardından bu kez Malezya, hava savunma altyapısını güçlendirmek amacıyla Türkiye ile iş birliği yolunu seçti. Elde edilen bilgilere göre Kuala Lumpur yönetimi, kısa ve orta menzilli hava savunma ihtiyacını HİSAR ailesi sistemlerle karşılamaya hazırlanıyor.
Bu tercih, Malezya’nın entegre ve katmanlı hava savunma mimarisine geçiş sürecinde önemli bir eşik olarak değerlendiriliyor.

HİSAR Sistemleri Asya’da Güven Kazanıyor
Türk savunma sanayisinin yerli ve milli imkânlarla geliştirdiği HİSAR-A ve HİSAR-O sistemlerinin Endonezya’da aktif görevde olması, bölgedeki diğer ülkeler için de referans niteliği taşıyor. Uzmanlara göre Malezya’nın kararı, Türk hava savunma teknolojilerinin operasyonel güvenilirliğinin uluslararası alanda kabul gördüğünün göstergesi.
KAAN ve TULGAR Bölge Basınında Geniş Yankı Uyandırdı
Türkiye’nin milli muharip uçağı KAAN ile bu platform için özel olarak geliştirilen TULGAR pilot kaskı da Güney Asya medyasının yakın takibinde.
Bölge basınında yer alan değerlendirmelerde, TULGAR’ın gelişmiş sensör kabiliyetleri ve pilot farkındalığını artıran özellikleri öne çıkarıldı. Bazı analizlerde sistem, modern hava muharebesinin gerektirdiği ileri teknolojiyi temsil eden nadir örneklerden biri olarak tanımlandı.
KAAN projesine ilişkin yorumlarda ise maliyet ve kaynak yönetimi başlığı ön plana çıktı. Beşinci nesil savaş uçağı geliştirme sürecinin yüksek bütçeler gerektirdiğine dikkat çeken uzmanlar, KAAN’ın seri üretim aşamasına ulaşabilmesi için 20 milyar doları aşan bir yatırım ihtiyacının altını çizdi.

“Eş zamanlı projeler risk doğurabilir”
Analizlerde, savunma bütçesinin F-35 programı ve mevcut hava filosunun bakım giderlerine yönelmesi durumunda, KAAN’ın finansman açısından zorlanabileceği görüşü dile getirildi. Türkiye’nin aynı dönemde birden fazla büyük ölçekli savunma projesini yürütmesinin, stratejik planlama açısından yüksek risk barındırdığı ve dikkatli yönetilmesi gereken bir süreç olduğu vurgulandı.
Savunma sanayiinde türkiye gücü
Türkiye, yüksek teknoloji gerektiren savunma alanlarında kendi imkânlarıyla ürün geliştirebilen sınırlı sayıdaki ülkeler arasına giriyor. HİSAR, kısa ve orta menzilde hava tehditlerine karşı koruma sağlayan, aktif olarak kullanılan ve ihracata konu olan katmanlı bir hava savunma sistemi olarak öne çıkıyor.
KAAN ise yalnızca ABD, Çin ve Rusya gibi ülkelerin yer aldığı beşinci nesil savaş uçağı ligine Türkiye’yi taşımayı hedefleyen stratejik bir proje niteliği taşıyor. Dünyada benzer sistemler ve platformlar bulunsa da, bu tür teknolojilerin yerli imkânlarla geliştirilmesi ülkeler açısından askeri ve siyasi bağımsızlık anlamına geliyor. Bu sebeple HİSAR ve KAAN, uluslararası basında yakından takip ediliyor. Türkiye kendi teknolojileriyle öncü olmaya devam ediyor.