Yeni Birlik Gazetesi Dünya Türkiye savunma sanayiinde zirveye çıkıyor, dünya sahnesinde güçlü aktör!

Türkiye savunma sanayiinde zirveye çıkıyor, dünya sahnesinde güçlü aktör!

JP Morgan raporunda Türkiye’nin savunma sanayii ve İHA ihracatındaki yükselişi analiz edildi; 2024’te ihracat 7,1 milyar dolara ulaştı.

MUHABİR: Melike Acun

ABD’li yatırım bankası JP Morgan’ın yayımladığı raporda, Türkiye’nin savunma sanayiindeki yükselişi ve artan ihracat performansı detaylı şekilde ele alındı. Raporda, Türkiye’nin “drone diplomasisi” modeli oluşturduğu vurgulandı.

ABD merkezli yatırım bankası JP Morgan, yayımladığı analiz raporunda Türkiye’nin savunma sanayiine ilişkin değerlendirmelere yer verdi. Raporda, Türkiye’nin coğrafi konumu, sanayi politikası ve özel sektör ağırlıklı savunma firmalarının katkısıyla dünyanın en etkili orta ölçekli askeri tedarikçilerinden biri haline geldiği belirtildi.

Savunma ve Havacılık İhracatında Rekor Seviye

Raporda, Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatının 2010’lu yılların başında yüz milyon dolar seviyesindeyken, 2024 itibarıyla 7,1 milyar dolara ulaştığı kaydedildi. Baykar’ın 2024 yılında elde ettiği 1,8 milyar dolarlık ihracat gelirinin, şirketin toplam gelirlerinin yaklaşık yüzde 90’ını oluşturduğu belirtildi. TB2 ve AKINCI platformlarını kullanan ülke sayısının 30’un üzerine çıktığı vurgulandı.

TB2 ve AKINCI Küresel Pazarda

Raporda, savunma ihracatındaki artışın merkezinde TB2 ve AKINCI insansız hava araçlarının yer aldığı ifade edildi. Bayraktar TB2’nin Ukrayna, Azerbaycan ve Orta Doğu’daki operasyonel kullanımlarının ardından küresel ölçekte tanınırlık kazandığı aktarıldı.

TB2’nin Batılı muadillerine kıyasla daha düşük maliyetle hassas vuruş kabiliyeti sunmasının tercih edilmesinde belirleyici olduğu belirtildi. Platformun Doğu Avrupa, Körfez ülkeleri, Kuzey Afrika ve Güneydoğu Asya başta olmak üzere geniş bir coğrafyada alıcı bulduğu kaydedildi.

“Drone Diplomasisi” Tanımı

JP Morgan raporunda, Türkiye’nin insansız hava aracı satışlarının yalnızca savunma ihracatı olarak değil, aynı zamanda uzun vadeli siyasi ve askeri ilişkiler üreten bir model olarak değerlendirildiği belirtildi. Bu model raporda “drone diplomasisi” olarak tanımlandı.

İHA satışlarının eğitim, bakım, lojistik destek ve zaman zaman ortak üretim anlaşmalarıyla birlikte yürütülmesinin, alıcı ülkelerle kalıcı bağlar kurulmasını sağladığı kaydedildi.

KAAN Projesi ve Küresel Hedef

Raporda, Türkiye’nin insansız hava araçlarının ötesinde daha geniş bir savunma ekosistemi inşa etmeye çalıştığına dikkat çekildi. Bu kapsamda KAAN beşinci nesil savaş uçağı projesinin, Türkiye’nin küresel havacılık üreticileri arasına girme hedefinin bir parçası olduğu belirtildi.

KAAN projesinin sürdürülebilir finansman, motor teknolojisi ortaklıkları ve ileri malzemelere erişim gibi alanlara bağlı olduğu ifade edildi. JPMorgan Chase Center for Geopolitics raporunda, Türkiye’nin savunma sanayiinde bir üst lige çıkabilmesinin özellikle Körfez ve Doğu Asya ülkeleriyle büyük ölçekli eş-üretim ve ortak finansman anlaşmalarına bağlı olduğu kaydedildi.