ABD Başkanı Donald Trump ile yapacağı kritik görüşme öncesinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, Washington yönetiminden gelen askeri geri çekilme taleplerine sert bir dille karşı çıkacağı öne sürüldü. İsrail basınında yer alan iddialara göre Tel Aviv yönetimi; Suriye, Lübnan’ın güneyi ve Gazze Şeridi’nde kontrol altında tuttuğu bölgelerden ordunun çekilmesini kesin bir dille reddedecek.
Haftalık kabine toplantısında bakanlarına değerlendirmelerde bulunan Netanyahu’nun, Washington’ın bölgesel geri çekilme yönündeki baskılarına atıfta bulunarak, "Bu talebe kararlılıkla karşı duracağım ve reddedeceğim" ifadelerini kullandığı belirtiliyor.
Gazze'de "Sarı Hat" ve Hamas Şartı
İsrail güvenlik ve siyaset kulislerinden sızan bilgilere göre Tel Aviv, Gazze Şeridi'ndeki askeri varlığını sürdürme konusunda taviz vermemeyi planlıyor. Haber kaynakları, Hamas tamamen silahsızlandırılmadan ve bölgeden çıkarılmadan İsrail ordusunun "Sarı Hat" olarak adlandırılan kontrol noktalarından çekilmeyeceğini vurguluyor.
Ekim 2025'te varılan ateşkes mutabakatına rağmen İsrail’in bölgedeki askeri baskısı ve ablukası devam ediyor. Mevcut saha haritasına göre Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 70'i İsrail ordusunun kontrolü altında bulunurken, Filistinli nüfus bölgenin oldukça daraltılmış bir bölümünde yaşam mücadelesi veriyor.
Uluslararası Güç (ISF) İçin Sınırlı Kredi ve Dokunulmazlık
Netanyahu hükümetinin, Gazze Şeridi’ne konuşlandırılması planlanan Uluslararası İstikrar Gücü (ISF) konusunda ise mesafeli ancak şartlı bir onay verdiği ifade ediliyor. Kabine, ISF personeline "Uluslararası Kuruluşlar İçin Dokunulmazlıklar" yasası kapsamında hukuki koruma sağlanmasını kabul etti.
Ancak İsrail makamları, bu gücün yalnızca İsrail ordusunun doğrudan işgal etmediği alanlarda ve ordunun tam koordinasyonuyla görev yapabileceğini altını çiziyor. Halihazırda Uganda ve Fas gibi İsrail ile ilişkileri bulunan ülkelerden yaklaşık 200 temsilcinin yer aldığı bu güce katılım için Tel Aviv yönetimi oldukça sıkı şartlar koşuyor.
Girişler Üçlü Onaya Tabi Olacak
Tel Aviv’in belirlediği prosedüre göre, ISF bünyesinde görev yapacak unsurların ülkeye kabulü doğrudan İsrail Başbakanı, Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakanı'nın ayrı ayrı vereceği onaylara bağlı kılınacak. Yetkililer, sadece diplomatik ilişkisi bulunan ve uluslararası arenada İsrail aleyhine tutum sergilemeyen ülkelerin askeri güç göndermesine izin verileceğini belirtiyor.
Tüm bu gelişmelerin gölgesinde gözler, Netanyahu'nun Washington'da Donald Trump ile gerçekleştireceği yüz yüze görüşmeye çevrilmiş durumda.