ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı saldırılarla patlak veren İran Savaşı’nda müzakere sürecine girilse de, Washington Post’un iki yetkiliye dayandırdığı haber gündeme bomba gibi düştü. ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Caine için hazırlanan istihbarat raporu, Çin’in savaş sırasında askeri ve ekonomik avantaj sağlamak için yürüttüğü gizli stratejiyi deşifre etti.
Körfez'de Silah Dengesi Değişiyor: Washington'un Müttefiklerine Çin İmzası
Rapordaki en çarpıcı iddia, Pekin’in askeri satışlarıyla ilgili oldu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını fırsat bilen Çin’in, Washington yönetiminin Körfez’deki yakın müttefiklerine silah sattığı ileri sürüldü. Bu hamleyle Çin'in, bölgedeki askeri ve diplomatik nüfuzunu artırmaya çalıştığı vurgulanıyor.
Petrol Krizi Çin İçin 'Yardım' Kozuna Dönüştü
Savaşın Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğini aksatması, küresel bir petrol krizini de beraberinde getirmişti. Raporda, enerji ihtiyacını karşılamakta zorlanan ülkelere Çin’in yardım eli uzattığı belirtildi. Bu "enerji diplomasisi" ile Pekin’in dünyadaki enerji darboğazını kendi lehine kullandığı ifade ediliyor.
ABD'nin Mühimmat Stoku Alarm Veriyor: Tayvan Riski Kapıda!
Hazırlanan rapor, saldırıların ABD’nin askeri kapasitesini de zayıflattığını gözler önüne serdi. İran’a yönelik operasyonların, ABD’nin Tayvan konusunda Çin ile yaşayabileceği olası bir çatışmada ihtiyaç duyacağı büyük miktardaki mühimmat stokunu tükettiği bildirildi.
Pekin'den 'Yasa Dışı' Çıkışı: Kamuoyunda Sert Eleştiri
Sahada avantaj sağlamaya çalışan Pekin yönetimi, diplomatik arenada ise ABD ve İsrail'e karşı sert bir tutum sergiledi. Rapora göre Çin, söz konusu saldırıları kamuoyuna verdiği mesajlarda "yasa dışı" olarak nitelendirerek Washington yönetimini hedef aldı.