Yeni Birlik Gazetesi Dünya Washington’da imzalar atıldı: Güney Kafkasya’da neler değişecek?

Washington’da imzalar atıldı: Güney Kafkasya’da neler değişecek?

Yıllar süren çatışma ve diplomatik krizlerin ardından Washington’da atılan imzalar Güney Kafkasya’da yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Bundan sonra ne olacak?

MUHABİR: Sibel Çınar

Azerbaycan ve Ermenistan Barış İçin İmza Attı

Güney Kafkasya’nın yıllardır süren gerginliği, Washington’da tarihi bir zirveyle yeni bir döneme girdi. 

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ABD Başkanı Donald Trump’ın ev sahipliğinde Beyaz Saray’da bir araya gelerek barış deklarasyonuna imza attı.

Diplomasinin Kalbinde Kritik Buluşma

Beyaz Saray’da gerçekleşen üçlü zirve, yalnızca iki ülke arasındaki gerilimin sona erdirilmesi değil, Güney Kafkasya’da istikrarın sağlanması açısından da dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. İmzalanan deklarasyon, iki ülkenin kalıcı barışa giden yolda irade beyanı anlamına geliyor.

Türkiye’den İlk Tepki: ‘Memnuniyetle Karşılıyoruz’

Zirve sonrası Türkiye Dışişleri Bakanlığı yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, barış sürecinde kaydedilen ilerlemeden duyulan memnuniyet dile getirilerek, bu adımın bölgesel barış için tarihi bir fırsat olduğu vurgulandı.

Bakanlık, ABD yönetiminin sürece sağladığı katkılara özel teşekkür ederken, “Türkiye olarak bu fırsatın hayata geçirilmesi için her türlü desteği vereceğiz” ifadelerini kullandı.

‘Can Azerbaycan’ın Yanındayız’ Mesajı

Açıklamada, Azerbaycan’ın özverili mücadelesine dikkat çekilerek, Türkiye’nin barış sürecinde Azerbaycan’ın en güçlü destekçisi olmaya devam edeceği belirtildi.

Bölge İçin Yeni Sayfa

Uzmanlar, bu deklarasyonun sadece iki ülke arasındaki sınır sorunlarını değil, bölgedeki ekonomik, siyasi ve güvenlik dengelerini de değiştirebileceğini öngörüyor. Türkiye’nin aktif katılımı, barış sürecinin kalıcı hale gelmesinde belirleyici bir rol oynayacak.

Washington’da imzalanan barış deklarasyonu, Güney Kafkasya’da uzun süredir devam eden gerginliklerin azaltılması açısından önemli bir adım olarak değerlendirilebilir.

Diplomasi kanallarının açık tutulması, hem bölgesel istikrar hem de ekonomik iş birlikleri açısından fırsatlar sunuyor. 

Bu sürecin kalıcı barışa dönüşmesi ise tarafların diyalog ve iş birliğini sürdürmesine bağlı olacak. Türkiye, bölgenin huzur ve refahı için yapıcı desteğini sürdüreceğini belirterek, sürece katkı sunan tüm aktörleri memnuniyetle karşılıyor.