ABD’nin Gazze için hazırladığı yol haritasının merkezinde "güvenlik" yatıyor. Dışişleri Bakanı Marco Rubio, katıldığı televizyon programında yaptığı açıklamalarda, Hamas’ın askeri kapasitesinin tasfiye edilmesinin sürecin temel taşı olduğunu vurguladı. Rubio, “Hamas silahsızlandırılmadan hazırlanan planın tamamı başarıya ulaşamaz. Bu, bölgede istikrarın sağlanması için gerçekleşmek zorunda olan bir aşamadır” dedi.
"UMUT VERİCİ İŞARETLER ALDIK" İDDİASI
Geçtiğimiz hafta sonu yürütülen diplomatik temaslara dikkat çeken Rubio, silahsızlanma konusunda ilerleme sağlanabileceğine dair bazı emareler gördüklerini iddia etti. Bu durumu "umut verici işaretler" olarak nitelendiren ABD’li bakan, yine de sürecin henüz başlangıç aşamasında olduğunu ve tam bir netlik kazanmadığını hatırlatarak temkinli bir iyimserlik sergiledi.
GAZZE İÇİN "ULUSLARARASI GÜVENLİK GÜCÜ" PLANI
Washington’ın ajandasında sadece silahsızlanma değil, bölgenin yeni güvenlik mimarisi de yer alıyor. Rubio, Gazze’de uluslararası toplum tarafından desteklenen ve Filistinli güçlerin de dahil olduğu bir güvenlik yapısının oluşturulması gerektiğini savundu. Bu modelle, bölgedeki otorite boşluğunun doldurulması ve güvenliğin uluslararası denetim altında tutulması hedefleniyor.
HAMAS VE İSRAİL CEPHESİNDE GERİLİM SÜRÜYOR
Rubio’nun açıklamaları Hamas cephesinde karşılık bulmadı. Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, "silahsızlanma" şartının ateşkes sürecini sabote ettiğini ve ABD’nin daha önceki siyasi çerçevesiyle çeliştiğini savundu. Öte yandan, Rubio'nun İsrail’in askeri operasyonlarına devam edip etmeyeceği yönündeki soruları cevapsız bırakması, sahadaki askeri baskının bir süre daha devam edebileceği şeklinde yorumlandı.
GAZZE'DE İNSANİ DRAM VE BİTMEYEN İHLALLER
Diplomatik trafik sürerken, Gazze Şeridi’ndeki insani tablo her geçen gün ağırlaşıyor. Filistinli kaynaklar, ateşkese rağmen İsrail’in binlerce ihlal gerçekleştirdiğini ve can kayıplarının artmaya devam ettiğini bildiriyor. Ekim 2023'ten bu yana on binlerce insanın yaşamını yitirdiği bölgede, Rubio’nun bahsettiği "silahsızlanma" başlığı, diplomatik sürecin en sancılı ve kritik maddesi olarak masadaki yerini koruyor.