Yemen'de hükümet güçleri ile Husiler arasında uzun süredir devam eden gerilim, son aylarda yeniden alevlenerek insani bir felakete dönüştü. Eylül ayının ilk 15 gününde yaşanan şiddetli çatışmalar, ülkenin 8 farklı vilayetinde kitlesel göç dalgasına yol açtı. Yemen Sığınmacı Kampları Yönetimi Yürütme Birimi tarafından paylaşılan veriler, sadece iki haftalık zaman diliminde 17 bin 852 aileye mensup toplam 122 bin 297 kişinin evlerini terk etmek zorunda kaldığını ortaya koydu.

En Ağır Darbeyi Taiz ve Lahic Aldı
Güvenli bölge arayışındaki sivillerin göç hareketliliği özellikle ülkenin güney ve güneybatı kesimlerinde yoğunlaşmış durumda. Açıklanan raporda, göçten en fazla etkilenen bölgenin 66 bin 972 kişiyle (9 bin 562 aile) Taiz vilayeti olduğu belirtildi. Taiz'i, 31 bin 577 kişinin yerinden edildiği Lahic ve 5 bin 555 kişinin sığındığı Aden takip etti.

Daha önce yaşanan çatışmalar nedeniyle Hudeyde’nin Hays ve el-Huha ilçelerine sığınmış olan 1471 aile ise bölgede tırmanan gerilim yüzünden ikinci kez göç etmek zorunda kalarak Aden’e doğru yola çıktı. Yerinden edilen binlerce ailenin en temel ihtiyaçları arasında geçici barınak, temiz içme suyu, gıda, hijyen malzemeleri ve acil sağlık hizmetleri yer alıyor. İnsani yardım kuruluşları; kadın, çocuk ve engellilerin önceliklendirildiği acil bir müdahale planının hayata geçirilmesi için uluslararası topluma çağrıda bulunuyor.

Kızıldeniz ve Babulmendeb Hattında Stratejik Dengeler Değişiyor
Temmuz ayından bu yana çatışmaların boyut değiştirdiği Yemen'de, Husilerin sahada sağladığı ilerleyiş askeri haritayı da doğrudan etkiledi. Hudeyde vilayetinin tamamında denetimi sağlayan Husiler, güneye doğru ilerleyerek Taiz'in batısındaki kritik liman kenti Muha'yı ve Babulmendeb Boğazı'na erişim sağlayan kilit güzergahları ele geçirdi.
Ayrıca Babulmendeb çevresindeki Haniş Takım Adası, Meyyun Adası ve Zubab bölgesinin de Husilerin kontrolüne geçmesi, Kızıldeniz’deki deniz ticareti ve bölgesel güvenlik açısından kritik olan hattın kontrolünü tamamen değiştirdi.