Yemen'de uzun süredir devam eden belirsizlik, askeri hareketliliğin yeniden tırmanmasıyla yerini geniş çaplı çatışmalara bıraktı. İran destekli Husiler ile Yemen hükümetine bağlı ordu birlikleri arasındaki mücadele, özellikle Taiz ve çevresinde yoğunlaştı. Husilerin stratejik öneme sahip Babülmendep Boğazı üzerindeki hakimiyet çabalarını artırması üzerine harekete geçen Yemen ordusu, kritik cephelerde kontrolü sağlamak amacıyla kapsamlı bir operasyon başlattı.
Yemen Ordusunun Hedefi Başkent Sana
Taiz bölgesinde sağlanan ilerlemenin ardından askeri kaynaklardan kararlılık mesajı geldi. Yemen Savunma Bakanlığı yetkilileri, sahada kazanılan ivmeyle birlikte nihai hedeflerinin Husilerin kontrolü altında bulunan başkent Sana’yı yeniden özgürleştirmek olduğunu duyurdu. Saldırılara yanıt veren Husiler ise ordu mevzilerine balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla (İHA) karşılık verdi. Karşılıklı bombardımanlarda her iki taraftan da çok sayıda kayıp verildiği bildirildi.
Sınır Hattında Sevkiyat Tırları Hedef Alındı
Kriz, sadece Yemen topraklarıyla sınırlı kalmayıp Suudi Arabistan sınırına da taşındı. Suudi Arabistan-Yemen sınır hattında askeri mühimmat taşıdığı öne sürülen lojistik tırları, Husilerin balistik füze saldırılarına maruz kaldı. Saldırıların hemen ardından bölgedeki güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı.
Suudi Arabistan’ın Enerji Tesislerinde Yangın Çıktı
Sınır ötesi operasyonlarını artıran Husiler, Suudi Arabistan’ın güneyinde yer alan 4 farklı şehri ve kritik altyapı tesislerini hedef aldı. Suudi makamları, roket ve füze ısabetleri sonucu 73 kişinin yaralandığını açıkladı. Hedef alınan enerji tesislerinde çıkan yangınlar nedeniyle Suudi Enerji Bakanlığı, üretimin ve operasyonların geçici bir süreyle durdurulduğunu belirtti.
Kızıldeniz Ticaret Yolu ve İnsani Durum Tehlikede
Çatışmaların yeniden tırmanması, bölgesel bir insani krizi beraberinde getirdi. Uluslararası Göç Örgütü (IOM) verilerine göre, ülkenin batı kıyısında yoğunlaşan çatışmalar sebebiyle sadece üç gün içerisinde 18 bin 500'den fazla sivil evlerini terk etmek zorunda kaldı. Askeri uzmanlar, Babülmendep Boğazı ve Kızıldeniz güzergahındaki bu gerilimin, küresel deniz ticareti ile enerji sevkiyatı açısından büyük risk oluşturduğu konusunda uyarıda bulunuyor.