Küresel sağlık ve tüketici ürünleri devi Johnson & Johnson, uzun yıllardır markanın prestijini gölgeleyen talk bazlı ürün davalarını nihayete erdirmek için devasa bir bütçe ayırdı. Şirket, pudra ürünlerinin yumurtalık kanserine yol açtığı iddiasıyla açılan on binlerce davayı sonlandırmak amacıyla 5,5 milyar dolarlık kapsamlı bir uzlaşma paketini masaya koydu. Bu stratejik adım, ABD genelinde hem federal hem de eyalet düzeyinde süren yaklaşık 76 bin bireysel talebi ve hukuki süreci kapsıyor.
15 yıllık hukuki krizde tarihi tazminat hamlesi
Şirket tarafından yapılan resmi bilgilendirmede, anlaşmanın hukuken geçerli sayılabilmesi için mevcut dava dosyasındaki davacıların en az yüzde 95'inin bu teklifi kabul etmesi gerektiği vurgulandı. Şirket yönetimi, ana hukuki temsilcilerle prensipte anlaşmaya varıldığını ve katılım oranının sağlanmasıyla birlikte yıllardır süren davaların tamamen rafa kaldırılacağını öngörüyor.
Mahkeme kararı sonrası gelen teklif
Mahkemenin Johnson & Johnson lehine verdiği son kararlar ve davacı tarafın, talk içerikli ürünlerin yumurtalık kanserine doğrudan sebebiyet verdiğini bilimsel ve hukuki olarak kanıtlayamadığını kabul etmesi, anlaşmanın zeminini hazırladı. Şirket, mahkeme nezdindeki bu hukuki üstünlüğüne rağmen, yıllardır devam eden belirsizliği ve dava masraflarını ortadan kaldırmak amacıyla bu finansal çözümü tercih etti.

Dev ödeme planı 2027 yılında başlıyor
Anlaşmanın finansal takvimine göre Johnson & Johnson, taahhüt ettiği 5,5 milyar dolarlık kaynağın ilk dilimi olan en fazla 3 milyar doları 2027 yılı içerisinde ödeyecek. Belirlenen takvim uyarınca 2028 yılına kadar herhangi bir ek ödeme yapılmayacak, kalan bakiye ise sonraki süreçte kademeli olarak aktarılacak. Şirket bu ödeme planıyla, yaklaşık 15 yıldır kurumsal imajını yıpratan devasa dava yükünü tamamen ortadan kaldırmayı amaçlıyor.
Pudralar raflardan çekilmişti: Şirket güvenilirlik iddiasını koruyor
Johnson & Johnson, küresel ürün stratejisi çerçevesinde 2023 yılında radikal bir karar alarak ikonik "Johnson's Baby" pudrasının talk bazlı versiyonunun dünya genelindeki satışına tamamen son vermişti. Buna karşın şirket, bilimsel araştırmaların talk maddesinin güvenli olduğunu, bünyesinde asbest barındırmadığını ve kanserojen etki taşımadığını gösterdiğini savunmaya devam ediyor.