Mahkeme kararı, IEEPA kapsamında son dönemde tahsil edilen gümrük vergilerinin akıbetine ilişkin belirsizlik oluşturdu. Tahsil edilen ve geri ödenmesi gündeme gelebilecek tutarın 175 milyar doların üzerinde olduğu tahmin ediliyor.
Yüksek Mahkeme, toplanan vergilerin iadesine ilişkin net bir yol haritası sunmadı. Karara muhalefet eden Yargıç Brett Kavanaugh, milyarlarca dolarlık olası geri ödemenin ABD Hazinesi üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceğine işaret etti. Sürecin karmaşık olabileceği kaydedildi.
İthalatçı firmaların kararı emsal göstererek toplu davalar açmasının beklendiği, ABD basınında halihazırda binden fazla başvurunun yapıldığı ve yeni dava dalgasının gelebileceğine dair değerlendirmelere yer verildi.
Trump’tan 1974 Ticaret Yasası’na Dayalı Yeni Tarife
Mahkeme kararının ardından Trump, daha güçlü yasal yetkiler kullanabileceğini savundu. Bu kapsamda 1974 Ticaret Yasası’nın 122. maddesine dayanarak tüm ülkelere yönelik yüzde 10 oranında küresel gümrük vergisi uygulanmasına karar verildiği açıklandı.
150 gün süreyle yürürlükte kalacak düzenlemenin 24 Şubat itibarıyla devreye gireceği bildirildi. Kritik mineraller, enerji ürünleri, bazı tarım kalemleri, ilaçlar, belirli elektronik ve otomotiv ürünleri ile havacılık ürünleri geçici vergiden muaf tutuldu.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, alternatif yasal yetkilerin kullanılması halinde 2026 yılı tarife gelirlerinde büyük bir değişim beklenmediğini ifade etti.
Ticaret Anlaşmalarına Etkisi
Trump yönetiminin IEEPA tarifelerini birçok ülkeyle yürütülen ticaret müzakerelerinde pazarlık unsuru olarak kullandığı belirtildi. Mahkeme kararının, imzalanmış veya müzakeresi süren trilyonlarca dolarlık ticaret anlaşmalarının geleceği açısından belirsizlik oluşturduğu kaydedildi.
Uzmanların değerlendirmelerine göre, ticaret ortaklarının ABD Başkanı ile yapılan anlaşmaların yargı denetimine tabi olabileceği riskini dikkate aldığı ifade ediliyor. Avrupa ve Asya’daki bazı ülkelerin süreci yakından takip ettiği belirtiliyor.
Ekonomik Etkilere İlişkin Değerlendirmeler
Ekonomistlere göre mahkeme kararı kısa vadede etkin tarife oranını düşürse de yönetimin farklı yasal yollarla tarifeleri yeniden devreye sokması mümkün görülüyor. Bu durumun sektör ve ülke bazında farklı etkiler doğurabileceği, yatırımcılar ve şirketler açısından yeni bir belirsizlik ortamı oluşturabileceği ifade ediliyor.
Yüzde 10’un üzerindeki tarifeleri içeren anlaşmaların hukuki zemininin zayıflayabileceği ve bunun küresel ticaret dengelerinde yeni tartışmalara yol açabileceği belirtiliyor.