Yunanistan basını, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) arasında inşa edilecek denizaltı doğalgaz boru hattı projesinin detaylarını manşetlerine taşıdı.
Yunanistan merkezli Kathimerini gazetesinde yer alan habere göre, Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı; Dışişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’na (TPAO) resmi bir bilgilendirme mektubu göndererek sahada yürütülecek operasyonun detaylarını paylaştı.
Doğu Akdeniz'deki dengeleri değiştirmesi beklenen dev proje kapsamındaki çalışmalar, Anamur ile Girne'nin doğusundaki Teknecik bölgesi arasında kalan hattın deniz tabanına döşenmesini içeriyor. Toplam 101 kilometre uzunluğunda planlanan hattın 97 kilometresi deniz altından geçecek.
Projenin ilk aşamada KKTC'nin elektrik üretimindeki dışa bağımlılığını sonlandırması, ilerleyen süreçte ise çift yönlü çalışma kapasitesiyle Doğu Akdeniz kaynaklarını Türkiye üzerinden Avrupa pazarına ulaştırması hedefleniyor.
Türk Savaş Gemileri Kıbrıs Hattında Nöbet Tutacak
Kathimerini'nin iddiasına göre, Ekim ayı başında Türk Deniz Kuvvetleri Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesi tarafından Antalya istasyonundan yeni bir NAVTEX ilanı yayımlanacak. İlan edilecek NAVTEX sahasında TPAO'ya ait Oruç Reis sismik araştırma gemisi denizaltı boru hattının geçeceği güzergahta detaylı etüt çalışmaları gerçekleştirecek.
Haberde, Oruç Reis’in saha faaliyetleri boyunca Türk Deniz Kuvvetleri’ne ait fırkateyn ve savaş gemileri tarafından anbean korunacağı öne sürüldü. Boru hattının büyük bölümünün üretiminin halihazırda tamamlanmış olması nedeniyle, sismik veri toplama sürecinin hemen ardından boru döşeme işlemlerine hızla geçileceği vurgulandı.
"İki Bağımsız Devlet Stratejisini Pekiştiriyor"
Atina yönetiminde endişeye yol açan hamle, Yunan medyasında Ankara'nın adadaki jeopolitik konumunu güçlendirme hamlesi olarak yorumlandı. Gazetedeki analizde, "Bu hamle, Ankara'nın adada iki bağımsız devlet oluşturma merkezli daha geniş stratejisini tamamlıyor" ifadesine yer verildi.
Daha önce Türkiye'den KKTC'ye ulaştırılan denizaltı su boru hattı hatırlatılırken, yeni doğalgaz projesinin su kıtlığı ve yüksek enerji maliyetleriyle boğuşan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) üzerinde ciddi bir psikolojik ve stratejik baskı oluşturduğu belirtildi. Enerji ve su koridorlarının tamamen Türkiye'nin kontrolündeki sahalarda yer alması sebebiyle Rum yönetiminin diplomatik itirazlar dışında sahada atabileceği pratik bir adım bulunmadığı kaydedildi.