Yunanistan’ın Konitsa bölgesindeki Trapezitsa Dağı’nda 31 Ağustos tarihinde başlayan orman yangını, günlerce süren müdahalelerin ardından 8 Eylül itibarıyla kontrol altına alındı. Atina Ulusal Gözlemevi bünyesindeki FireHUB verilerine dayanarak basına yansıyan bilgilere göre, felakette yaklaşık 8 bin dönümlük ormanlık alan zarar gördü.
Alevlerin özellikle Avrupa Birliği’nin ekolojik koruma ağı "Natura 2000" sınırları içerisinde yer alan ve Kuzey Pindos Milli Parkı’nın en yüksek koruma statüsüne sahip ikinci bölgesinde etkili olması dikkati çekti.
Sarp Arazi ve Yoğun Bitki Örtüsü Müdahaleyi Zorlaştırdı
Bölgenin coğrafi yapısının getirdiği dezavantajlar, söndürme çalışmalarını zorlaştırdı. Arazi yapısının sarp olması, yoğun bitki örtüsü ve bölgedeki sınırlı yol ağı, ekiplerin alevlere karadan müdahalesini büyük ölçüde güçleştirdi.
Dağlık kesimlerde görev yapan itfaiye personeline destek amacıyla havadan da müdahale edildi. Bu kapsamda, bölgeye helikopterler aracılığıyla taşınabilir su depoları sevk edildi.
"Doğal Sürecin Yenilenmesi 100 Yıldan Fazla Sürebilir"
Yaşanan çevre felaketinin boyutlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan WWF Yunanistan Eylem Koordinatörü Ilias Tziritis, yangının orman ekosistemi üzerinde oluşturduğu yıkıcı etkiye vurgu yaptı.
Tziritis, yangından en çok etkilenen köknar ve karaçam ormanlarının kendi kendine yenilenme sürecinin 100 yıldan uzun sürebileceğini belirtti. Ayrıca yüksek rakımlı kesimlerdeki yangınların son yıllarda giderek daha geniş bölgelere yayıldığına işaret eden Tziritis, bu tip olayların önlenmesi için erken müdahale mekanizmalarının hayati önem taşıdığının altını çizdi.