Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde uzun yıllar boyunca Türkçenin ve bilimin ışığında binlerce öğrenci yetiştiren Prof. Dr. Mehmet Aydın, düzenlenen özel bir törenle akademik hayatına veda etti.
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesi, Türk eğitim dünyasının kıymetli isimlerinden Prof. Dr. Mehmet Aydın’ı emeklilik dönemine uğurlamanın hüznünü ve gururunu bir arada yaşadı. 42 yıl 11 aylık kesintisiz akademik serüvenini noktalayan Aydın için düzenlenen veda programı, meslektaşlarının ve öğrencilerinin yoğun ilgisiyle gerçekleşti.
Zarafet ve İlkeli Duruşun Temsilcisi
Törende söz alan OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, Prof. Dr. Mehmet Aydın’ın sadece bir hoca değil, aynı zamanda bir zarafet timsali olduğunu vurguladı. Kesten, "Mehmet Aydın ismi bizim için ölçülü ve dengeli bir akademik duruşu temsil eder. Özellikle Türkçenin korunması ve geliştirilmesi noktasında ortaya koyduğu çabalar, üniversitemizin hafızasında her zaman taze kalacak" ifadelerini kullandı.
Bilim Yuvasında Bir Ömür
Kürsüye davet edilen Prof. Dr. Mehmet Aydın, duygusal bir konuşma yaparak akademik hayatının bir özetini sundu. Üniversiteyi her zaman evrensel bir bilim yuvası olarak tanımladığını belirten Aydın, "Meslek hayatım boyunca siyasi tartışmalardan uzak kalarak, sadece bilimin derinliğine odaklanmaya çalıştım. Kırgızistan’dan Samsun’a uzanan bu süreçte Türk dünyası arasındaki bilimsel köprüleri güçlendirmek en büyük gayemdi. Bugün resmi olarak emekli olsam da, bu kurumun bir parçası olmaktan her zaman onur duyacağım" dedi.
Akademik Miras Kitaplaştı
Rektör Danışmanı Prof. Dr. Serkan Şen, Aydın’ın akademisyenliği bir yaşam biçimi haline getirdiğine dikkat çekerken, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hamza Çalışıcı ise kapılarının tecrübeli hocalarına her zaman açık olduğunu belirtti.
Programın finalinde, Prof. Dr. Mehmet Aydın’a üniversite yönetimi tarafından teşekkür belgesi takdim edildi. Ayrıca, Doç. Dr. Mediha Mangır ve Doç. Dr. Şeyma Büyükkavas Kuran’ın editörlüğünü üstlendiği "Prof. Dr. Mehmet Aydın Armağanı" kitabı, hocaya duyulan vefanın bir nişanesi olarak kendisine sunuldu. Tören, çekilen hatıra fotoğrafları ile ölümsüzleştirildi.