Yeni Birlik Gazetesi Eğitim Anadolu Üniversitesi’nde Türkiye-AB ilişkileri mercek altında: Medyanın gücü tartışıldı

Anadolu Üniversitesi’nde Türkiye-AB ilişkileri mercek altında: Medyanın gücü tartışıldı

Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi, Türkiye ve Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin medya üzerinden nasıl şekillendiğini irdeleyen kapsamlı bir çalıştaya ev sahipliği yaptı.

Jean Monnet Modül Projesi kapsamında düzenlenen çalıştayda, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile olan tarihsel bağı ve medyanın bu süreçteki belirleyici rolü, akademisyenlerin ve öğrencilerin katılımıyla detaylı bir şekilde analiz edildi.

Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi, Türkiye ve Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin medya üzerinden nasıl şekillendiğini irdeleyen kapsamlı bir çalıştaya ev sahipliği yaptı. "JOIN! Türkiye ve AB: Medya Temsilleri" başlığıyla gerçekleştirilen etkinlik, hem geleneksel medyanın hem de dijital platformların kamuoyu algısı üzerindeki etkisini masaya yatırdı.

Akademik vizyon ve kurumsal iş birlikleri

Çalıştayın açılışında konuşan İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç, değişen dünya dengeleri içerisinde Türkiye’nin AB ile olan ilişkilerinin yeniden önem kazandığını vurguladı. Kılınç, fakülte olarak teknik altyapıyı güçlendirdiklerini belirterek, TRT ve Anadolu Ajansı gibi köklü kurumlarla yapılan iş birliklerinin, öğrencilerin akademik başarılarını sahaya yansıtmaları açısından büyük bir fırsat sunduğunu ifade etti.

200 yıllık tarihsel perspektif

Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Alaaddin Faruk Paksoy ise medyanın tarihsel gelişiminin gazeteci adayları için kritik bir bilgi kaynağı olduğunu belirtti. Osmanlı’dan günümüze uzanan 200 yıllık süreci müfredata entegre ettiklerini söyleyen Paksoy, hazırlıkları süren kolektif akademik kitabın, yazarların birbirleriyle etkileşim içinde olduğu bir modelle oluşturulduğunu ve bu projenin öğrencilere geniş bir vizyon kattığını dile getirdi.

Demokratik katılımda medyanın sorumluluğu

Etkinliğin ilk oturumunda söz alan Prof. Dr. Erhan Akdemir, demokrasinin sadece sandıkla sınırlı olmadığını, gönüllülük ve sivil toplum faaliyetlerinin de siyasal katılımın bir parçası olduğunu hatırlattı. Türkiye’nin genç nüfusunun Avrupa ülkelerine kıyasla çok daha dinamik olduğunu belirten Akdemir, Erasmus programlarındaki yüksek katılım oranlarına dikkat çekerek, bu enerjinin demokratik bilince dönüşmesinde medyanın üzerine düşen görevin altını çizdi.

Z kuşağına ulaşmanın yolu: Dijital hikâye anlatıcılığı

Çalıştayda gençlerin iletişim alışkanlıklarını değerlendiren Dr. Simge Süllü Durul, Z kuşağının geleneksel metinlerden ziyade görsel ve işitsel içeriklere odaklandığını belirtti. Dijital hikâye anlatıcılığının, mesajın duygusal bir bağ kurarak aktarılmasında kilit rol oynadığını ifade eden Durul, "Anlatısal Aktarım" teorisi sayesinde gençlerin kurumların mesajlarını daha içselleştirilmiş bir şekilde kabul edebileceğini vurguladı. Etkinlik kapsamında proje çıktıları olan web sitesi, podcast serileri ve yeni ders modülleri de katılımcılara tanıtıldı.