Bursa Şehit Piyade Er Rahim Keskin Ortaokulu öncülüğünde hayata geçirilen uluslararası eTwinning projesi, yedi farklı ülkeden öğrenciyi ortak değerler etrafında birleştirerek eğitimde coğrafi engelleri ortadan kaldırdı.
Eğitim dünyasında sınırların sadece birer çizgiden ibaret olduğunu kanıtlayan My Happy Me projesi, Türkiye’nin yanı sıra İtalya, İspanya, Portekiz, Yunanistan, Romanya ve Kuzey Makedonya’dan gençleri dijital platformlarda bir araya getirdi. Bursa Şehit Piyade Er Rahim Keskin Ortaokulu İngilizce Öğretmeni Adile Kaplan ve Kuzey Makedonyalı meslektaşı Gabriela Stojanovska’nın kuruculuğunu üstlendiği bu girişim, öğrencilerin sosyal ve duygusal gelişimlerine odaklanan kapsamlı bir müfredatla yürütüldü.
Kültürlerarası dostluk köprüleri kuruldu
Proje kapsamında öğrenciler, sadece akademik becerilerini değil, aynı zamanda kültürel farkındalıklarını da geliştirme şansı buldu. Nefes egzersizlerinden sanatsal faaliyetlere, dans gösterilerinden duygu paylaşım seanslarına kadar uzanan geniş bir yelpazede etkinlikler düzenlendi. Farklı ülkelerden gelen öğrenciler, çevrim içi buluşmalar sayesinde hem yabancı dil pratiği yapma imkanı yakaladı hem de dünya vatandaşlığı bilincini deneyimledi.
Aile kavramı evrensel bir payda oldu
Projenin en duygusal anlarından biri, yedi ülkede eş zamanlı olarak gerçekleştirilen Teşekkür Haftası etkinliklerinde yaşandı. Öğrencilere yöneltilen "Hayatınızda en çok neye teşekkür ediyorsunuz?" sorusu, tüm coğrafi farklılıkları silen bir yanıtla karşılık buldu. Farklı dilleri konuşan ve farklı kültürlerde yetişen çocukların büyük çoğunluğu, en değerli varlıklarının aileleri olduğunu belirtti. Bu sonuç, sevgi ve aidiyetin evrensel bir dil olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Gelişim pasaportu ile kişisel başarı takibi
Öğrencilerin projeye olan katılımlarını ve kişisel gelişim süreçlerini daha somut bir şekilde takip edebilmeleri adına İyi Oluş Pasaportu adı verilen özel bir doküman hazırlandı. Bu sistem, çocukların kendi gelişimlerini izlemelerine olanak tanırken, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kalıcı hale gelmesine de katkı sağladı. Türkiye’den birçok öğretmenin aktif katkılarıyla yürütülen bu uluslararası iş birliği, eğitimde dijitalleşmenin ve ortak hedeflerin ne denli güçlü sonuçlar doğurabileceğini kanıtlayan başarılı bir örnek olarak kayıtlara geçti.