Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi öncülüğünde dört üniversitenin güçlerini birleştirdiği proje, hayvancılıkta dışa bağımlılığı bitirerek maliyetleri yarı yarıya düşürecek akıllı takip sistemini hayata geçiriyor.
Hayvancılık sektöründe dijitalleşme hamlesi hız kazanıyor. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi, Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi ve Erzurum Teknik Üniversitesi’nden uzman isimler, sığır sağlığını 7/24 takip edebilen yerli ve milli rumen sensör bolusları geliştirmek için kolları sıvadı. Bu teknolojik adımın, hem hayvan sağlığının korunmasında hem de üretim verimliliğinin artırılmasında kritik bir rol oynaması bekleniyor.
Erken teşhisle kayıplar önlenecek
Geliştirilen akıllı sensör sistemi, hayvanın mide bölgesine yerleştirilerek pH değeri, vücut ısısı ve günlük hareketlilik gibi hayati verileri anlık olarak ölçüyor. Bu sistem sayesinde asidoz, sindirim bozuklukları ve topallık gibi hastalıklar henüz başlangıç aşamasındayken tespit edilebiliyor. Ayrıca kızgınlık dönemlerinin hassas takibi ve doğum vaktinin önceden belirlenmesi, buzağı ölümlerinin önüne geçilmesine ve sürü sağlığının güvence altına alınmasına büyük katkı sağlayacak.
Maliyet avantajı ve teknolojik üstünlük
Yerli sensörlerin en dikkat çekici yanı ise ekonomik erişilebilirliği. Günümüzde 120 ila 150 avro bandında seyreden ithal sensörlere karşılık, tamamen yerli imkânlarla üretilecek bu cihazların 50-60 avro civarında bir maliyetle sunulması hedefleniyor. LoRaWAN haberleşme teknolojisiyle donatılan sistem, düşük enerji tüketimiyle 8 kilometreye kadar kablosuz veri iletimi yapabiliyor.
Gıda güvenliğinde milli çözüm
Uzmanlar, bu projenin sadece bir teknoloji geliştirme çalışması olmadığını, aynı zamanda gıda ve veri güvenliğini koruma altına alan stratejik bir hamle olduğunu vurguluyor. Hayvancılıkta dijital dönüşümü tetikleyecek olan bu yerli çözüm, üreticilerin teknolojiye daha kolay ulaşmasını sağlayarak sürdürülebilir ve verimli bir hayvancılık modelinin kapılarını aralıyor.